Kelimeler arşivinde; içinde "mahve" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mahve bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mahve ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mahve olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MAHVEDEBİLMEK
MAHVEDEBİLME
MAHVETMEK
MAHVETME
MAHVE
MAHVE
Deve üzerine konulan iki kişinin binebileceği sepet.
MAHVETME
Mahvetmek işi.
MAHVEDEBİLME
Mahvedebilmek işi.
MAHVETMEK
Yok etmek. Onmaz duruma getirmek. Bozup işe yaramaz duruma getirmek. Boşa gitmesine sebep olmak, heba etmek.
MAHVEDEBİLMEK
Mahvetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAHVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAHİ
Mahveden, yok eden.
KAHIR
Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme. Derin üzüntü ya da acı, sıkıntı.
MAFETMEK
Mahvetmek (Kuşu). Mahvetmek.
CAMGÖZ
Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1,5 metre kadar olan, eti lezzetli bir tür köpek balığı (Galeius canis).. Papaz. Üzüm teveklerinin köklerini mahveden bir kurt. Afacan çocuk.
CAMKOS
Üzüm teveklerinin köklerini mahveden bir kurt.
KAVURMAK
Bir şeyi bir kabın içinde kendisinden başka bir malzeme koymadan pişirmek. Çok üzmek, yakmak, mahvetmek. Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
YAKMAK
Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Güçlü sevgi uyandırmak. Kurutmak, zarar vermek. Çok sıcak olmak. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Çok üşütmek. Karartmak. Işık vermesini sağlamak. Ateşle yok etmek. Silahla vurmak. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Isı etkisiyle zarar vermek. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek.
TÜKETİCİ
Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, müstehlik, üretici karşıtı. Bitiren, mahveden.
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
FETETMEK
Bozup işe yaramaz hale getirmek, boşa gitmesine sebep olmak, mahvetmek. Arapça kökenli feth: fethetmek.
BİTİRMEK
Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.
ÇÖLLEMEK
Uykuda yatağı ıslatmak, işemek. Tarlayı ekmek. Ağaçlı bir yeri kesip veya tarlayı biçip çöl haline getirmek. Ekili tarlayı hayvanlar otlamak. Çorak yerde koyun otlamak. Fakirleşmek. Mahvetmek, berbat etmek.