İçinde MAHSUS geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mahsus" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mahsus bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mahsus ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mahsus olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MAHSUS

Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.

MAHSUSEN

Özellikle.

MAHSUSTAN

İsteyerek, özellikle.

  -   -   -  

Anlamında MAHSUS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAHSUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAHN

Avlu. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer.

ABUNLUK

Her çiftçinin tarlası kenarında ayırdığı gübreli, arpa ekmeğe mahsus yer.

ANIŞ

Ölen annesinin adını taşıyan çocuğa hitap: Gel buraya anışım. Kovandan peteği kesip almağa mahsus bıçak. Hatırlanan şey.

ANKASLEK

Bilerek, mahsus.

BULAVUT

Özel, bir kereye mahsus.

MÜNHASIR

Bir kimse veya bir şey için ayrılmış, mahsus. Sınırlanmış, sınırlı.

BUZAĞILIK

Dağda, taşların arasında biten, çayıra benzeyen bir ot. Yakın çayırlık, otlak. Buzağı koymaya mahsus yer. Döl yatağı. Balıkesir şehri, Susurluk belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

AHIRVAN

Tabakhanede deri temizlemeye mahsus çukur.

ANKASTAN

Yalandan, şakacıktan, mahsustan.

CAGGIL

Omuzda iki kap su taşımak için uçlarına çengel takılmış sırık. Omuzluk; çiğindirik; iki ucundaki çengellere kova ve benzerleri asarak taşımaya mahsus alet.

BASALIK

Çukurova çevresine mahsus ılık ve rutubetli bir sis. Bunaltıcı, sıkıcı.

BUGÜNLİCEK

Bugünciğeze mahsus olarak.

ŞAKADAN

Şaka olarak, şaka diye, şakacıktan, mahsus.

ÖZGÜ

Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

BADARNA

Toprak sulamaya mahsus cetvel, büyük evlek.

ÖZGÜLÜK

Özgü olma durumu, mahsusluk.

AHIRVEN

Tabakhanede deri temizlemeye mahsus çukur.

ÖZELLİKLE

Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hassaten, hususuyla, bahusus, mahsus, mahsusen.

ÖZELLİK

Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

AKIPRIK

Su içmeye mahsus kalaylı ibrik.