Kelimeler arşivinde; içinde "liğ" olan, toplam 88 tane kelime bulunuyor. İçerisinde liğ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu liğ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında liğ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SARACALARÇİFTLİĞİ, SAKARÇİFTLİĞİKÖYÜ, MEHMETALİÇİFTLİĞİ, BAKACAKLIÇİFTLİĞİ
SEKİZDİŞLİĞİLLER, İLYASAĞAÇİFTLİĞİ, KENDİLİĞİNDENLİK, KADIOĞLUÇİFTLİĞİ, DEVLETLERBİRLİĞİ
KODALLIÇİFTLİĞİ, KARALARÇİFTLİĞİ, DAĞÇİFTLİĞİKÖYÜ, MİLLETVEKİLLİĞİ, HANIMINÇİFTLİĞİ, SOFULARÇİFTLİĞİ
SULTANÇİFTLİĞİ, ELMALIÇİFTLİĞİ, ERKTEKELCİLİĞİ, AYTEDİRGİNLİĞİ, ALİBEYÇİFTLİĞİ, FAKIEKİNCİLİĞİ, ÜRÜNLÜÇİFTLİĞİ, KARINGENİŞLİĞİ
EVKAFÇİFTLİĞİ, KİTAPDELİLİĞİ, HANCIÇİFTLİĞİ, KIRANÇİFTLİĞİ, KİREÇÇİFTLİĞİ, ÇÖPLÜÇİFTLİĞİ, TİMURÇİFTLİĞİ, ÇAVUŞÇİFTLİĞİ, ÇAKIRÇİFTLİĞİ, KÖŞENÇİFTLİĞİ, BELGEVŞEKLİĞİ, KENDİLİĞİNDEN, GÜNÜBİRLİĞİNE, MEMECİNGILİĞİ, MUMCUÇİFTLİĞİ
KAŞEĞĞİNLİĞİ, PAŞAÇİFTLİĞİ, KABAKÇEVLİĞİ, SAKAÇİFTLİĞİ, ESATÇİFTLİĞİ
DERİNLİĞİNE, MANTIDELİĞİ, POYRADELİĞİ, ELGÖLGELİĞİ, DÜZÇİFTLİĞİ
NİRDELİĞİN, OCAKDELİĞİ, ODAŞENLİĞİ, KUYUÇELİĞİ, DİLEKÇİLİĞ, KERKEKLİĞİ, TAKTİLİĞEN, GÜGERENLİĞ, GEÇİŞLİĞİN, GİLEYLİLİĞ
EKİNCELİĞ, ELBİRLİĞİ, OYBİRLİĞİ, UÇBEYLİĞİ, OYAİPLİĞİ, GÖKİZLİĞİ, GÖZDELİĞİ
YERLİĞEN, YENİLİĞİ, UÇDELİĞİ, PESLİĞEN, TEBLİĞAT, SİDEKLİĞ, FESLİĞEN, EMZİKLİĞ, EMCEKLİĞ, ELENLİĞE, BİSLİĞEÇ
ELLİLİĞ, ELİĞİSİ, LİĞİRTE, BAYLİĞİ
DİBLİĞ, ÇEMLİĞ, TEBLİĞ
BALİĞ, İSLİĞ, BELİĞ
ELİĞ
LİĞ
LİĞ
Selin, akarsuyun getirdiği ince çamur, tortu, birikinti. İplik eğirmekte kullanılan iğin eğri demir ucu.
MİLLETVEKİLLİĞİ
Milletvekilinin görevi, mebusluk, parlamenterlik.
DEVLETLERBİRLİĞİ
Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanya Devletlerbirliği.
MEHMETALİÇİFTLİĞİ
Çorum kenti, Sungurlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KARALARÇİFTLİĞİ
Balıkesir şehri, Gönen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SARACALARÇİFTLİĞİ
Ankara şehrinde, Akyurt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
İLYASAĞAÇİFTLİĞİ
Çanakkale ili, Çan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KODALLIÇİFTLİĞİ
Yozgat ilinde, Sorgun ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KADIOĞLUÇİFTLİĞİ
Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SEKİZDİŞLİĞİLLER
(Octodontidae, bataklık kunduzu (Myocastor coypus) iyi bilinen türleridir.
KENDİLİĞİNDENLİK
Dıştan bir belirleme ile değil, kendi kendine gerçekleşen etkinlik, spontaneizm.
DAĞÇİFTLİĞİKÖYÜ
Kırşehir ili, Mucur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SAKARÇİFTLİĞİKÖYÜ
Kayseri ili, Hacılar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAKACAKLIÇİFTLİĞİ
Çanakkale şehri, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HANIMINÇİFTLİĞİ
Malatya kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SOFULARÇİFTLİĞİ
Kırıkkale kenti, Sulakyurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde LİĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AKADEMİK
Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKÇÖPLEME
Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.