Kelimeler arşivinde; içinde "limen" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde limen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu limen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında limen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALİMENTARYUS, ALİMENTASYON
ALİMENTER
ZEYLİMEN
SALİMEN, ALİMENT, EHLİMEN
LİMEN
LİMEN
Eşik, sınır.
ALİMENTARYUS
Alimenter.
ALİMENTER
Gıdayla ilgili olan, alimentaryus.
ZEYLİMEN
Yakışıklı.
EHLİMEN
İnançlı, inanan kimse.
ALİMENTASYON
Beslenme. Besleme, beslenme.
ALİMENT
Yemek, gıda.
SALİMEN
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan.
Bu bölümde tanımı içerisinde LİMEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKSİLTİM
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimenin, bir kelime grubunun veya bir cümlenin bazı ögelerinin atılıp eksiltilerek kullanılması olayı. Bu olayda, bazı ses veya kelimeler atılmış olduğu hâlde, anlamı aksatmayan kendine özgü bir dil biçimlenmesi, bir biçim bütünlüğü vardır: foto fotoğraf, fotoğrafçı; oto otomobil; daktilo daktilo makinesi, daktilograf; kolonya kolonya suyu; ayşekadın ayşekadın fasulyesi; kızartma biber, patlıcan ve benzerleri kızartması; günaydın size aydınlık bir gün dilerim; giriş giriş kapısı; çıkış çıkış kapısı gibi. Bazı konuşma parçaları ile sorulan sorulara verilen cevaplarda da eksiltim olayı vardır: nereden geliyorsun? çarşıdan (çarşıdan geliyorum); hangi akla hizmet ediyorsun? Hiç. (Hiçbir akla hizmet etmiyorum) gibi. || devlet kuşu, denizde damla, devede kulak, neyin nesi kimin fesi, bata çıka, solda sıfır gibi deyimlerimiz de anlatım kısalığı içinde biçim bütünlüğü gösteren eksiltim olayının güzel örneklerini vermektedir.
BAŞTALIK
Bir kelimenin başındaki ilk ses.
SÜRŞARJ
Bir sayının, kelimenin yerine geçmek için üzerine başka bir sayı veya kelime basma işi.
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk. Aralık.
KALIPLAŞMA
Kalıplaşmak işi. Herhangi bir kelimeye eklenen çekim veya yapım ekinin bilinen belirli görevi ile değil de eklendiği kelime ile beklendiğinden ayrı yeni bir anlam meydana getirecek şekilde birleşip kaynaşması olayı: gözde "sevgili", yüzde (%), öte, dolayı, ötürü, ileri, dışarı, yeniden, Kum. Köpten "çok önce"; yayan, için için, nereye, giysi, öğün "bir defalık yiyecek", birisi, böylesine, gibi, nicesi? "nasıl?" ve benzerleri Aynı durum iki ya da daha çok kelimenin anlam kaymasına uğrayarak ilk anlamlarından farklı bir biçimde kaynaşıp kalıplaşması için de söz konusudur. Birleşik kelimelerin bir kısmı ve deyimler böyle bir kalıplaşmanın ürünüdür: Akbaba, kaptıkaçtı, şıpsevdi, dolmuş, dolma, dondurma, göze girmek, gözden düşmek, başgöz etmek, dibine darı ekmek, dil dökmek. vb.
EK
Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.
KAĞ
Ekin arasında biten yaban otlar. Dağ yamaçlarındaki ince çayırlık yer. Dağ yamacı. Tarlayı otlardan temizleme, çapa işi. Meyve kurusu. Toprağı gübre ile kabartmak. Toprağı gübre ile kabartma, çapalama. (Bu kelime daha çok kürmanç ağzında kullanılmaktadır. Kelimenin aslı Divanü Lügati't-Türk'te "kığ" şeklinde aynı manada kullanılmıştır. bk. DLT.III.s.129).
BİTİŞİM
Her zaman birlikte kullanıla kullanıla iki kelimenin kaynaşması : niçin, nasıl gibi.
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
ÇEKERLİK
Bir kelimenin veya sesin ilgili bulunduğu başka bir kelimeyi veya sesi kendi şekline yakın bir şekle sokması yolundaki özümleme. Yuvarlak açınıkların düz olanları yuvarlaklaştırmasma DUDAK ÇEKERLİĞİ (At. labiale) denir: Bir kelimenin öbür'de -bür olması gibi Başka dillerde ayrı olması gerekirken bazen uyrumlu tümcelerin fiil kipleri ve zamanlan baştümcedeki kipin veya zamanın çekerliğine kapılarak onların şeklini alırlar (KİP ve ZAMAN ÇEKERLİĞİ, At. modale et temporelle). Aynı çekerlik kendini isini cinslerinde ve hallerinde de gösterebilir (CİNS ve HAL ÇEKERİĞİ, At. du genre et du cas).
AYRIKLAMA
Her zaman yanyana ve bir öbek halinde kullanılan iki kelimenin arasına başka kelime sokma. Zembilli Müftü Âli Efendi gibi.
İKİLEME
İkilemek işi. Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanması, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılması: Yavaş yavaş, irili ufaklı, aşağı yukarı gibi.
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
YİNELEME
Tekrarlama. Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması. Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması.
HECELEMEK
Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.
ÇÖZÜMLEME
Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.
SÖYLEYİŞ
Söyleme işi. Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz.
EKSİLTİ
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips. Anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin bir sözden kaldırılması (EKŞİLTİLİ, Elliptique). (Söz sanatı terimi) Cümlenin anlaşılması için zaruri olmıyan bir veya birkaç kelimenin kaldırılması. - Hava soğuk mu? - Çok gibi ki Evet, hava çok soğuktur yerine geçer (EKSİLTİLİ, Elliptique). Kullanılmayışları, anlatımda eksikliğe yol açmayan sözcüklerin düşürülmesi. Ör. -Bu romanı beğendiniz mi? -Çok! (Evet, bu romanı çok beğendim, yerine).