Kelimeler arşivinde; içinde "leşke" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde leşke bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu leşke ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında leşke olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ASTÜLEŞKE, YERLEŞKEN
YERLEŞKE, BİLEŞKEN, BİRLEŞKE
BİLEŞKE
LEŞKER, ÜLEŞKE
LEŞKE
LEŞKE
Tembel, davranışları ağır olan.
BİLEŞKEN
Bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri.
LEŞKER
Asker. Ordu.
ASTÜLEŞKE
Terimleri R den alınan ve payı salt değerce paydasından daha küçük olan üleşke. İki çokterimlinin bölümü olarak yazılan ve paydasının kertesi paydadakinden daha küçük olan üleşke.
BİRLEŞKE
Aynı türden biri aşkın yönleçsel niceliğin (kuvvet, hız, alan) birlikte oluşturduğu etkiyi, tek başına oluşturan toplam etkiye eşdeğer yönleçsel nicelik.
YERLEŞKEN
mukıym.
BİLEŞKE
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.
ÜLEŞKE
Tümsayı olmayan, usçul (rasyonel) bir sayıyı gösteren simge. Birimin bir parçası. Bu parçanın bir katı. Bir tümsayının bir başka tümsayıya oranı. Anlamdaş. üleşik sayı.
YERLEŞKE
Bir üniversitenin genellikle kent dışında derslik, öğrenci yurdu gibi her türlü yapı ve etkinlik alanlarıyla toplu bir biçimde bulunduğu yer, kampüs.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEŞKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAMPÜS
Yerleşke.
BİLEŞEN
Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.
MUHASSALA
Elde edilen sonuç. Bileşke.
MUKIYM
yerleşken.
SAYIL
Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. "Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim".
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
SÜ
Su. Asker, çeri, leşker. Güç, kuvvet. Asker, ordu.
GÜDÜ
Bilinçli veya bilinçsiz olarak davranışı doğuran, sürekliliğini sağlayan ve ona yön veren herhangi bir güç, saik. Kaynağı akıl olan sebep, saik. Bireyleri bilinçli ve amaçlı işlerde bulunmaya yönelten dürtü veya dürtüler bileşkesi, saik. Bir etkinlik veya işin gizli sebebi.