Kelimeler arşivinde; içinde "lemli" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lemli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lemli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lemli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İKİDÜZLEMLİ, DÜŞLEMLİLİK
EYLEMLİLİK, EKLEMLİLER
PROBLEMLİ
İLLEMLİK, EYLEMLİK, KALEMLİK, İKİLEMLİ, DÜŞLEMLİ
KALEMLİ, İLEMLİK, DİLEMLİ, ÖZLEMLİ, EYLEMLİ, EKLEMLİ
ELEMLİ, ALEMLİ
LEMLİ
LEMLİ
Nemli.
İLLEMLİK
Pişmanlık.
EYLEMLİK
Mastar (I).
EYLEMLİ
Eylem durumunda olan, amelî, fiilî. Kadrolu.
KALEMLİ
Kalemi olan. Adana şehrinde, Yumurtalık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Manisa şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ili, Çaylarbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ili, Tonya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DÜŞLEMLİLİK
Düşlemli olma durumu.
İLEMLİK
Pişmanlık.
ÖZLEMLİ
Özlemi olan, özleyen, hasretli.
EKLEMLİLER
Eklem bacaklılar.
İKİLEMLİ
İkilemi olan.
DÜŞLEMLİ
Düşlemi olan.
KALEMLİK
Kalem kutusu.
PROBLEMLİ
Problemi olan.
DİLEMLİ
da'vâlı (bk. arançlı).
İKİDÜZLEMLİ
Bir doğrudan çıkan iki yandüzlemin oluşturduğu uzambiçim.
EYLEMLİLİK
Eylemli olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde LEMLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DENENCELİ
İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri.
ÖRÜMCEK
Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.
PANTOGRAF
Bir biçimi büyülterek veya küçülterek kopya etmek için kullanılan kollu, eklemli bir cetvel türü.
BİLFİİL
İş olarak, iş edinerek, gerçekten, eylemli olarak.
DÜŞLEYİM
Olaylara düşlemli bir açıdan bakan imgelem kaynaklı yaklaşım.
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.
EPİPOD
Genellikle bir veya daha fazla eklemli, propodtan çıkan yan oluşum, eskit, epipodit.
FİİLİ
Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Eylemli, edimsel, gerçekten yapılan (iş). Edimsel.
PRİZMA
Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.
HASRETLİ
Hasreti olan, özlemli.
CHELİCERATA
Vücutları gnathostoma ve idiosoma olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiş, kapitulumda üç eklemli bir çift keliser ve birkaç eklemden oluşmuş pedipalpleri bulunan, anten ve alt çeneleri bulunmayan, karada yaşayan türleri trake solunumu yapan, solunum sistemi olmayan türlerde deri solunumu görülen, erkek ve dişi genital organları ayrı bireylerde bulunan Artropoda alt filumu.
AKROMELİK
Bir bacağın veya eklemli bir organın ucuna ait olan.
KAZARATAR
Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi, kazmaç, ekskavatör.
SORUNLU
Sorunu olan, meseleli, problemli.
MANKEN
Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara gösterme işiyle görevli kimse, model. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış insan veya hayvan örneği.
ACINAKLI
Elemli, kederli, acılı.
EKLEMBACAKLILAR
Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.
MASTAR
Fiilin -mak / -mek veya -ma / -me ekleri alan ve ad gibi kullanılan biçimi, eylemlik: al-mak, üşü-mek, gör-me, bul-ma vb. Sıvacı ve duvarcıların, cetvel gibi kullandıkları, uzun, ensiz ve düz tahta.
ÇİFTAYAKLILAR
Duyargaları sekiz eklemli, vücut halkalarında ikişer çift ayak bulunan, ıslak ve karanlık sever çok ayaklılar topluluğu.
GÖYNÜK
Yanık, yanmış. Acısı olan, elemli. Güneşte yanmış. İyice olmuş (yemiş). Orman yakılarak açılan tarla. Bolu iline bağlı ilçelerden biri.