Kelimeler arşivinde; içinde "lamacı" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lamacı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lamacı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lamacı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAPAZLAMACILIK, PAZARLAMACILIK, SONDALAMACILIK
UYGULAMACILIK, PLANLAMACILIK
BAĞLAMACILIK, TAŞLAMACILIK, KAPLAMACILIK
SAYIMLAMACI, SONDALAMACI, PAZARLAMACI, HAPAZLAMACI
PLANLAMACI, BUZALAMACI, KARALAMACI
BAĞLAMACI, KAPLAMACI, LAMACILIK, BAZLAMACI, ATLAMACIK, YOKLAMACI, TAŞLAMACI
FLAMACI
LAMACI
LAMACI
Lamacılık yanlısı olan kişi.
PLANLAMACILIK
Planlamacının işi veya mesleği.
KAPLAMACILIK
Kaplamacının yaptığı iş.
HAPAZLAMACI
Yasal olmayan yoldan kazanç elde eden kimse.
SAYIMLAMACI
İstatistikçi.
HAPAZLAMACILIK
Hapazlamacı olma durumu.
PLANLAMACI
Planlama işlerinde çalışan, planlama yapan kimse.
PAZARLAMACI
Pazarlama işi ile uğraşan görevli, pazarlama uzmanı.
BUZALAMACI
Oyun oynarken mızıyan, mızıkçı.
KARALAMACI
Birine işlemediği bir suçu veya kendisinde bulunmayan bir ayıbı yükleyen, iftiracı, müfteri.
BAĞLAMACILIK
Bağlamacının yaptığı iş.
SONDALAMACI
Sondalama yapan kimse, sondajcı.
UYGULAMACILIK
Yalnız insanın kendisine yararlı olarak kullanabileceği şeyi gerçek sayan, gerçeğin ve doğrunun değerini, onun uygulamada sağladığı yarara göre saptayan öğreti.
SONDALAMACILIK
Sondalamacının işi, sondajcılık.
TAŞLAMACILIK
Taşlama ustasının yaptığı iş.
PAZARLAMACILIK
Pazarlamacının işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAMACI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SONDAJCILIK
Sondalamacılık.
ŞENDERE
Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta. Tekir cinsinden bir balık. Fıçı kaburgası.
İSTATİSTİKÇİ
İstatistik uzmanı, istatistikle uğraşan kimse, sayımlamacı.
FASSAL
Karalamacı.
İFTİRACILIK
Karalamacılık.
PÜSÜRÜK
Bulamacın üzerine pekmez dökülerek yapılan bir çeşit yiyecek. Derme çatma, gelişigüzel : Böyle püsürük laflarla beni sinirlendirme. Pısırık, beceriksiz. Pasaklı, kirli : Püsürük kadın geliyor. Geriye artan, takanak : Hesabında püsürük bırakma. Toprak damlı evlerde dama döşenen cıvık çamur. Cimri. Pis, özensiz giyinen.
CELEPCİ
Hayvan ticareti yapan kişi. Celep, hayvan pazarlamacısı.
FASSALLIK
Karalamacılık.
KOLA
Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).
MÜFTERİ
Karalamacı.
HAŞIL
Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı. Buğday, mısır ya da darı unundan yapılan bir çeşit yemek. Tarhana mayası, mısır unundan yapılan bulamaç. Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek. Pirinç, darı, mısır yarmasından, bazan da süt karıştırılarak yapılan lapa. Unu suda pişirdikten sonra üzerine peynir ve yağ konularak yapılan yemek. Fırından çıkan ekmeğin üstüne sürülen unlu bulamaç. Bulgur pilavı. Yarmadan yapılan bir çeşit pilav. Buğday ve mısır yarmasından yapılan bir çeşit yemek. 1. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. 1. Çekirdek unu ve pekmezle yapılan bir çeşit yiyecek. 1. Yemiş, meyve. 1. Kavun. 1. Kepek, un ve yemek artıklarının sıcak suda karıştırılmasıyle yapılan hayvan yemi. Bulanık su. Dokunacak iplikleri tezgaha vermeden önce, ipliklerin düzgün çıkması için batırıldığı unlu ya da çirişli su. Çok kaynar şey. Çok yorgunluktan bitkin durumda olan. Sıcak suda ıslatılmış çamaşır. Yaradılıştan kırıcı olan kimse: Eyi bir adam değil, onlar soycak haşıl olurlar. Pürüz. Hamurun üzerine dökülen un bulamacının yapıldığı kap. Kabuğu alınmış buğdaydan suda haşlanarak yapılan bir çeşit yemek. Undan yapılmış suluca yemek. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. Undan yapılan bir çeşit yemek. Bulgur pilavı. (Çağlayan Kars). Suda un kaynatılarak yapılan bulamaç. (Akseki Antalya). Dokumacıların iplikleri çirişlemek için unu haşlayarak yaptıkları bulamaç.
ŞOY
1.Dokunacak ipliklerin sertleşmesi için batırıldıkları un bulamacı. 2.Mantı, makarna suyu.
LAMAİZM
Lamacılık.
MALEZ
Şırayla undan yapılmış üzüm bulamacı, pestil hamuru. Mısır unundan yapılan bir çeşit yemek. Undan yapılan sulu çorba (hayvanlara verilir). Kabakla sütten yapılan bir çeşit yiyecek.
SONDAJCI
Sondalamacı.
FOTOPOLİMER
Bir monomerin ışık etkisiyle polimerleşerek mol kütlesinin artması. Özellikle odun üzerinde polistiren kaplamada olduğu gibi yüzey kaplamacılıkta kullanılan bir yöntem.
HÖŞÜL
Suyu alınmış meyvenin posası. Un bulamacı. Pis.
LAMAİST
Lamacı.
İFTİRACI
Karalamacı.