Kelimeler arşivinde; içinde "kızış" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kızış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kızış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kızış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIZIŞTIRMAK
KIZIŞTIRIŞ, KIZIŞTIRMA
KIZIŞMAK
KIZIŞIK, KIZIŞMA
KIZIŞ
KIZIŞ
Kızma işi.
KIZIŞIK
Kızışmış olan, şiddetli.
KIZIŞTIRMA
Kızıştırmak işi. Kümeölçüm ölçerinde bireylerin kendiliğindenilli çekim ve itimlerde bulunabilmesi için özendirici ve güdüleyici öğelere başvurma.
KIZIŞMAK
Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. Hızlanmak, hareketlenmek. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak.
KIZIŞMA
Kızışmak işi.
KIZIŞTIRIŞ
Kızıştırma işi.
KIZIŞTIRMAK
Kızışmasını sağlamak. İsteklendirmek, gayret vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIZIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIRALAMAK
Tutuşturmak, kızıştırmak.
ÇARHACI
Sakat. Güreş kızıştıran, yöneten. Yürüyüş halindeki Osmanlı ordusunun öncülüğünü yapan seçkin süvari gücü.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
AZNAŞMAK
Bozuşmak, kavga etmek, birbirine girmek. Belâ olmak, belâ sürmek. Kızışmak, şiddetlenmek: Kavga aznaştı.
KIZGIN
Çok ısınmış, ısıtılmış ya da kızdırılmış. Eş arayan (hayvan). Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.
DUNCUKMAK
Sıkılmak, bunalmak. Utanmak. Tıkanmak, nefes alamamak. Genize su kaçmak. Ağlayacak gibi olmak. Fazla yem yiyen, uzun zaman dinlenen hayvan dışarı çıkınca atlayıp zıplamak, haşarılaşmak. Henüz bulûğa eren genç kız kıvraklaşmak. Nemli yerde bulunan bitki havasızlıktan kızışmak, çürümek. Bunalmak, nefes alamamak. Havasızlıktan bunalmak.
BAYRAKÇEKEN
Bir topluluğun işini bozan, kavgayı kızıştırmak için araya fesat sokan.
GULDURDATMAK
Dedikoduyu kızıştırmak.
AZGIŞMAK
Kızmak, kızışmak, azgınlaşmak.
GOVALAMA
Tarafların kızışmasıyla küfürleşme hâlini alan atma türkü.
AZNAŞDIRMAK
Kavgayı alevlendirmek, kızıştırmak.
ALAFLANMAK
Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Kızışmak: Gübre alaflanmış. Koyun kelleleri için ütülenmek. (Kümbet, inönü Eskişehir).
AZIŞMAK
Gittikçe kızışmak, şiddetlenmek.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
ATEŞLENMEK
Ateşleme işine konu olmak. Vücut ısısı artmak. Coşmak, kızışmak, şiddetlenmek.
ÇUNCUKMA
Kızışma, kendine eş arama.
CİMBILDAMAK
Kavgayı kızıştırmak. Bağırsaklar, karın guruldamak: Karnım cimbıldayo.
KÖRÜKLEMEK
Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.
GÜRCÜMEK
Kediler çiftleşmek istemek, kızışmak.
DIĞDIĞ
Yağ tavası. Uzak akraba. Dedikodu: Şu kadın çok dığdığ yapar. Kavga edenleri kızıştırmak için söylenen söz. Kavgacı, olur olmaz şeylere sinirlenen kimse: Adam sende o dığdığın birisidir. Zayıf, kara kuru.