Kelimeler arşivinde; içinde "kıyısın" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıyısın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıyısın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıyısın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIYISIN
KIYISIN
Çankırı kenti, Eldivan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIYISIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYNAK
Aydınlık, ışıklı. Su kıyısında yaşıyan, kara, küçük bir çeşit leylek.
AZINA
Dere kıyısındaki sulak tarla. Irmak kıyılarındaki çimenlik. Irmak kıyısında kavağının boyu 18-20 metreye ulaşan kavaklık. Siyah renkli, gagasının üzerinde küçük küçük beyaz benekli çukurluklar olan iri güvercin.
GIYINA
Kıyısına.
CAMILI
Halının kıyısına yapılan motif. (Yeşilova Aksaray Niğde).
BANDİKLEMEK
Beceriksiz, ehliyetsiz kimse bir işi beceremeyerek bozmak: Bir işi yapacağım diye ortaya çıkar, ancak bandikler. Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
CENİK
Ova. Havası sıcak ve kuru yer. Deniz kıyısına yakın yerler, sahil. Uzak, bilinmeyen yerler. Köy. Atik, çevik. Gözü açık ve becerikli. Bir cins armut. Çevresine altınlar sıralanmış olan fes. Köpek yavrusu. Besili, güzel boynuzlu küçük manda. Kısa boylu yaramaz at. Ufak tefek olduğu halde kuvvetli adam. Yaşça büyük, vücutça küçük, biçimsiz manda. Fese dikilen altın. Sahil. Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte kışın oturdukları geçici yerleşmelere Doğu Karadeniz yöresinde verilen yerel ad. bk. kışlak, oba.
RIHTIM
Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme bindirme veya yükleme boşaltma yapabileceği yer.
CAMGÖZ
Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1,5 metre kadar olan, eti lezzetli bir tür köpek balığı (Galeius canis).. Papaz. Üzüm teveklerinin köklerini mahveden bir kurt. Afacan çocuk.
DENİZKULAĞI
Yassı kabuklu, içi sedefli, 10 santimetre uzunluğunda bir deniz yumuşakçası (Haliotis).. Karaların denize uzanan kısmı, burun. Kazılan bir yerden hızla fışkıran su. Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımından, kabuğu kulak biçiminde, Hindistan ve Avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi. Bir kıyı dili ile önü kapanmış, kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da, artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez. Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça. Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımının, kabuğu kulak biçiminde, Hindistan ve Avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi, abolan. Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez.
BANNAKLAMAK
Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
BOĞAZKESEN
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılmış olan hisar.
TAT
Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum. Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar. Dilsiz. Hoşa giden durum, lezzet, zevk. Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı. Tatlılık.
YALI
Sahil. Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev.
EYİR
Kızılcık. Akarsu kıyısında bulunan ağaçlık yer.
BANMAH
Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
ÇUVAŞ
İdil Irmağı kıyısındaki Çuvaşistan Federe Cumhuriyeti'nde oturan, Türk soyundan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
KABANA
Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.
ÇENİK
Deniz kıyısına yakın yerler, sahil.
BILLIHLAMAH
Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.