İçinde KISIT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kısıt" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kısıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kısıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kısıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KISITLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

KISITLAYABİLME

11 harfli kelimeler

KISITLANMAK, KISITLAYICI, KISITSIZLIK

10 harfli kelimeler

KISITLAMAK, KISITLILIK, KISITLANIŞ, KISITLANMA, KISITLAYIŞ

9 harfli kelimeler

KISITLAMA

7 harfli kelimeler

KISITLI

5 harfli kelimeler

KISIT

Bazı kelimelerin anlamları

KISIT

Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.

KISITLANIŞ

Kısıtlanma işi.

KISITLAYABİLME

Kısıtlayabilmek işi.

KISITLAYIŞ

Kısıtlama işi.

KISITLAMA

Kısıtlamak işi. Kısıt.

KISITLAMAK

Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.

KISITLI

Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur. Sınırlı.

KISITLILIK

Kısıtlı olma durumu. Kısıt.

KISITLAYABİLMEK

Kısıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KISITLANMA

Kısıtlanmak işi.

KISITSIZLIK

Başkalarına, görüşlerini belirtme ve seçim yapmalarında olanak sağlayan tutum.

KISITLAYICI

Bir veri kümesinde dış koşullar nedeniyle konulan sınırlama, Eş anlamlısı: kısıt. Verilen bir sorunda aranan çözümün sağlaması gereken ek koşul.

KISITLANMAK

Kısıtlama işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında KISIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KISIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASKICI

İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.

TAKYİT

Bağlı kılma, kısıtlama, kayıtlama.

BASKISIZ

Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.

EGEMEN

Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

DEFLASYON

Para kısıtlaması.

ÖZGÜR

Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.

OTOSANSÜR

Kişinin veya kurumların kendi kendilerini kısıtlaması.

ÖZGÜRLÜK

Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

LİMİTSİZ

Sınırsız, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.

BİLAKAYDUŞART

Kayıtsız ve şartsız olarak, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.

YAKALAMA

Yakalamak işi. Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi.

ÖZDENETİM

Bir dizgenin, içindeki tepkimeleri kendi kendine denetlemesi olayı (canlı gözesinde olduğu gibi). Daha önemli bir ereğe erişebilmek için kişinin tepisel davranışlarını ya da başka amaçlara yönelme eğilimini denetleyip kısıtlaması.

OBSKÜRANTİZM

Egemen güçlerin kendi hoş görmediği kavramlara, kişilere, topluluklara ilişkin toplumun bilgi erişimini sistematik olarak kısıtlama çabası.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ULUSÖTESİ

Baskın ulusal kimliği olmayan, belirli devletlerin politikalarıyla kontrol edilemeyen, kurallarla kısıtlanamayan.

HACİR

Kısıt.

DEFLATÖR

Para kısıtlayıcı.

MAHCUR

Kısıtlı.

HACRETMEK

kısıtlamak.

TUTUKLAMAK

Kanun yoluyla hürriyeti kısıtlayarak bir yere kapatmak, tevkif etmek.