Kelimeler arşivinde; içinde "kıskan" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıskan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıskan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıskan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KISKANDIRABİLMEK
KISKANDIRABİLME
KISKANABİLMEK, SAKISKANBEYNİ
KISKANDIRMAK, KISKANABİLME
KISKANDIRMA, KISKANILMAK
KISKANÇLIK, KISKANILMA
KISKANMAK
KISKANIŞ, KISKANMA
KISKANÇ
KISKAN
KISKAN
Cimri, pinti.
KISKANÇLIK
Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk.
KISKANDIRMA
Kıskandırmak işi.
KISKANABİLMEK
Kıskanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KISKANIŞ
Kıskanma işi.
SAKISKANBEYNİ
Yoğurtla pekmez karışımı.
KISKANILMA
Kıskanılmak işi.
KISKANDIRABİLME
Kıskandırabilmek işi.
KISKANÇ
Kıskanma huyunda olan (kimse), günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut.
KISKANMAK
Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak. Esirgemek, çok görmek. Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek. Yerinde olmayı istemek, imrenmek.
KISKANDIRABİLMEK
Kıskandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KISKANDIRMAK
Kıskanmasına yol açmak.
KISKANABİLME
Kıskanabilmek işi.
KISKANILMAK
Kıskanma işi yapılmak veya kıskanma işine konu olmak.
KISKANMA
Kıskanmak işi, hasetlenme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KISKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜNÜCÜ
Kıskanç.
HASETLİK
Kıskançlık.
HASETÇİLİK
Kıskançlık.
ALAVALMAK
Aşırı kıskançlık ve arzu duymak.
HASETÇİ
Kıskanç.
ÇEKEMEMEK
Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.
APDAL
Çingene. Dilenci. Davul, zurna çalan, çalgıcı (çokça çingene). Sünnetçi. Serseri. Çingene gibi göçebe hayatı süren bir kabile. Görgüsüz. Bencil, kıskanç. Çingene, çalgıcı çingene. Alık, sersem.
ÇEKEMEZ
Kıskanç kimse.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
GÜNÜCÜLÜK
Kıskançlık.
NİSPET
Oran. Birini üzmek için ya da inat olsun diye yapılmış olan iş. Bağıntı, ilgi, ilinti. Kıskandırmak veya üzmek için.
HEYECAN
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. Coşku.
HASUT
Kıskanç.
HASETLİ
Kıskanç.
HASET
Kıskançlık, çekememezlik, günü. Kıskanç.
BIŞIBIŞI
Kıskandırmak için kullanılan bir ünlem: Bışıbışı kambak, ben yiyim sen bak.
NAZAR
Belli kimselerde bulunduğuna inanılan, kıskançlık veya hayranlıkla bakıldığında insanlara, eve, mala mülke hatta cansız nesnelere kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, göz. Bakış, bakma, göz atma.
ÇEKEMEMEZLİK
Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış, çekemezlik.
GÜNÜLEMEK
Kıskanmak, çekememek, haset etmek.
HASETLENMEK
Kıskanmak.