Kelimeler arşivinde; içinde "kırpma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kırpma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kırpma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kırpma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIRPMA
Kırpmak işi.
KIRPMAÇ
Ekilmek için çiçekten kopartılan dal.
KIRPMAK
Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak. Kesinti yapmak, tutumlu davranmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRPMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIPMAK
Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak.
KEPİLDETMEK
Açıp kapamak, kırpmak (göz için).
KERPİLDETMEK
Göz kapaklarını sık sık oynatmak, kırpmak.
KIRPTIRMAK
Kırpma işini yaptırmak.
KİPİRDETMEK
Gözünü kırpmak. Gözü açıp kapamak, kırpıştırmak.
GALPMAK
Göz açıp kapamak, kırpmak.
KIRPILMAK
Kırpma işi yapılmak.
KEPİLETMEK
Açıp kapamak, kırpmak (göz için).
GERPMEK
Göz kırpmak.
NİKTİTANS
Göz kırpma, açılıp kapanma.
BLEFAROSPAZM
Göz kapaklarının istem dışı açılıp kapanması, istem dışı göz kırpma hareketi gösterme.
ÇELPMEK
Göz kırpmak.
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
GIRPMAK
Göz açıp kapamak, kırpmak. Kesmek. Aldatmak, kandırmak. Kıpırdamak. Sökmek.
KİPİDETMEK
Gözünü kırpmak.
SIRPAT
1.Yaramaz, kavgacı çocuk. Bir şeyin fazla yerlerini kesme işi, kırpma.
KİRPMEK
Uçlarını kesmek. (göz) Kırpmak. Çalmak.
KEPİRDETMEK
Açıp kapamak, kırpmak (göz için).
KIRPABİLMEK
Kırpma imkânı veya olasılığı bulunmak.