Kelimeler arşivinde; içinde "kırkıl" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kırkıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kırkıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kırkıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIRKILIRAK
KIRKILMAK
KIRKILMA, KIRKILIK, KIRKILLI
KIRKIL
KIRKIL
Cılız kalmış tay. Aklı karalı, kır renkte olan: Kırkıl sakallı.
KIRKILIK
Davar kırkılan makas.
KIRKILMA
Kırkılmak işi.
KIRKILMAK
Kırkma işi yapılmak.
KIRKILIRAK
Akı çok olan kırçıl.
KIRKILLI
Kütahya ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRKIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DELÇAH
Koyun ve keçilerin kötü havalarda, sağılmak ve kırkılmak için toplandıkları yer.
GIRHIH
Kırkılmış.
GÜLEMEK
Yontmak, sivriltmek: Kurşun kalemi güledim. Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
DULUP
Atılarak eğrilmeye hazırlanmış yün ya da pamuk. Kırkılmış, taranmış keçi kılı. Yumak. Parmak. Hallaç.
GÜLÜBAĞI
Kırkılacak hayvanların ayaklarını bağlamak için kullanılan bağ.
GIRHIM
Koyunun kırkılması: Gırhım zamanı geldi. Kırkma, kırkım.
GÜLELEMEK
Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
GÜLE
Koyunun yünü kırkılırken ayaklarına bağlanan ip: Güleyi bağladı.
KIRKIM
Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.
ATKIN
Kırkılmak üzere olan koyunların yünlerinin altından fışkırmış yeni yün. Yavrusunu ölü doğuran, yavru atan hayvan: Atkın keçi ve koyunların hepsini satacağım. Parasız, parasızlık: Yusuf bu yıl atkın. Çapkın kız: Daha yaşı başı ne, fakat çok atkın.
GÜLÜMEK
Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak. Yünü kesilecek hayvanların ayaklarını, gülübağı adı verilen bağla, sıkıca bağlamak. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta; Yenikent Aksaray Niğde).
CİBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Domuz yavrusu. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çevik, oynak. Göbek. Zıbın. Civciv. Hiç bir şeyi olmayan. Küçük bahçe, avlu. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).
YAPAĞI
İlkbaharda kırkılan koyun tüyü, yapak.
ÇEŞTE
Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.
EDEKLİK
Kırkılan keçilerin karnında bırakılan kıllar.
GÜZEM
Sonbaharda kırkılan koyun, kuzu yünü. Şirin, güzel, edalı.
CEBİŞ
Yeni doğmuş dişi buzağı. Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Bir yaşındaki dişi keçi yavrusu. Kısır keçi.
GIRHUN
Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.
ÇEMKİ
Hayvanların yünleri kırkıldıktan sonra vurulan damga.