Kelimeler arşivinde; içinde "kıpır" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıpır bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıpır ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıpır olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIPIRDAYABİLMEK, KIPIRDATABİLMEK
KIPIRDAYABİLME, KIPIRDATABİLME
KIPIRTISIZLIK
KIPIRTISIZCA
KIPIRDAKLIK, KIPIRDINMAK, KIPIRDANMAK, KIPIRDATMAK, KIPIRDAŞMAK
KIPIRATMAK, KIPIRDANMA, KIPIRDAŞMA, KIPIRDATMA, KIPIRDAMAK, KIPIRTISIZ
KIPIRTILI, KIPIRDAMA, KIPIRTMAK
KIPIRDAK
KIPIRTI, KIPIRIZ
KIPIR
KIPIR
Yavaş.
KIPIRATMAK
Kımıldatmak, yavaşça oynatmak.
KIPIRDATABİLME
Kıpırdatabilmek işi.
KIPIRDAŞMA
Kıpırdaşmak işi.
KIPIRDATABİLMEK
Kıpırdatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIPIRDANMA
Kıpırdanmak işi veya durumu.
KIPIRDAYABİLMEK
Kıpırdama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIPIRDINMAK
Sıçramak, zıplamak.
KIPIRTISIZCA
Kıpırtısız bir biçimde.
KIPIRDAYABİLME
Kıpırdayabilmek işi.
KIPIRDAŞMAK
Kımıldamak, kıpır kıpır etmek.
KIPIRDANMAK
Kıpırdamak.
KIPIRDAKLIK
Kıpırdak olma durumu.
KIPIRDATMAK
Kımıldatmak, yerinden oynatmak.
KIPIRTISIZLIK
Kıpırtısız olma durumu.
KIPIRDATMA
Kıpırdatmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIPIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVİNMEK
Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek.
IRGANMAK
Sallanmak, kıpırdanmak.
KIMLANMAK
Kuş uçmaya hazırlanmak. Kalkacakmış gibi kıpırdamak.
KAYNAŞMA
Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.
KASKATI
Çok katı. Acımasız, hoşgörüsüz. Kıpırdamaksızın, hareketsiz ya da donmuş olarak.
MIHLANMAK
Mıhlama işine konu olmak veya mıhlama işi yapılmak, çivilenmek. Olduğu yerde kalıp bir yere kıpırdayamaz olmak.
KIPIRDAMA
Kıpırdamak işi.
KIPRAMA
Kıpırdama.
MIHLAMAK
Mıhla tutturmak, çakmak, çivilemek. Birini ya da bir şeyi bir yerden ayrılamaz, kıpırdayamaz duruma getirmek. Altın, gümüş vb. taşları metal yuvalara işlemek. Birini silahla yaralamak veya öldürmek.
KAYNAŞIK
Birbirine kaynamış, kaynaşmış. Kıpırdak, oynak (kadın).
KIPIRTILI
Kıpırtısı olan.
DALGALANMAK
Üzerinde dalga oluşmak. Tutarlı olamamak, tutarlı davranışlarda bulunamamak. Hareketli olmak, kıpırdamak. Renk, ton değiştirmek.
HAREKET
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
KIPRAYIŞSIZ
Kıpırtısı olmayan, kıpırtısız.
KIPRAMAK
Kıpırdamak.
KIPRAYIŞLI
Kıpırtılı.
HAREKETLİ
Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.
KURTLU
İçinde kurt bulunan, kurtlanmış. Yerinde rahat duramayan, sürekli kıpırdanan (kimse).
KIPIRDAMAK
Kımıldamak, sürekli ve hafifçe oynamak, kıpırdanmak.
KİLİTLENMEK
Kilitleme işi yapılmak. Odaklanmak. Çalışmaz hâle gelmek. Fiziksel, ruhsal vb. nedenlerle hareket edemez, kıpırdayamaz duruma gelmek.