İçinde KILMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kılmak" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kılmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kılmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kılmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BIRAKILMAK

9 harfli kelimeler

SÜRKILMAK, GAYKILMAK, DINKILMAK, KAYKILMAK, KIRKILMAK, ACIKILMAK

8 harfli kelimeler

TAKILMAK, HAKILMAK, DIKILMAK, DAKILMAK, AVKILMAK, YIKILMAK, YAKILMAK, TIKILMAK, SIKILMAK, KAKILMAK, ÇIKILMAK, ÇAKILMAK, BIKILMAK, BAKILMAK

7 harfli kelimeler

IKILMAK

6 harfli kelimeler

KILMAK

Bazı kelimelerin anlamları

KILMAK

Etmek, yapmak.

TIKILMAK

Tıkma işi yapılmak. Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak. Hapsedilmek.

SÜRKILMAK

Arka arkaya gelip kaplamak, basmak, istila etmek.

YIKILMAK

Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.

AVKILMAK

Bal peteğinden ayrılmak.

GAYKILMAK

Arkaya yaslanmak. Kendini beğenmek, böbürlenmek.

DINKILMAK

Yıkılmak, devrilmek, yuvarlanmak.

ACIKILMAK

Acıkma işine konu olmak.

BIRAKILMAK

Bırakma işine konu olmak, terk edilmek.

HAKILMAK

Yığılmak, çoğalmak. Çökmek, saplanmak: Yimek gursağıma hakıldı galdı.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.

YAKILMAK

Yakma işi yapılmak.

KAYKILMAK

Arkaya doğru eğilerek, yaslanarak oturmak.

DIKILMAK

Girmek, sokulmak. Hücum etmek, saldırmak: Çoban köpekleri öyle bir dıkıldılar ki zor kurtuldum. Düşüncesini söylemek isteyip de söyleyememek: Dıkıldım dıkıldım söyleyemedim. İçeri girmek, sokulmak. Girmek. Bir şeyin içine girmek, dolmak.

DAKILMAK

Şaka yapmak, biriyle alay ederek eğlenmek. Arkasından gitmek, peşine düşmek. Takılmak.

KIRKILMAK

Kırkma işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında KILMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KILMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKILMA

Bakılmak işi.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

ÇİZMEK

Çizgi çekmek. Geçersiz kılmak için üzerine çizgi çekmek. Kişiyle ilgiyi kesmek, bağı koparmak. Çizgi biçiminde yaralamak. Resmini yapmak, resmetmek. Çizgiler hâlinde belirtmek, desenini yapmak.

DÖKÜLMEK

Dökme işi yapılmak ya da dökme işine konu olmak. Düşmek. Salınmak, serbest bırakılmak. Çok yorgun, hasta olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Kumaş dökümlü olmak. Akarsular, göl veya denize akmak. Çıkmak, ortaya konulmak. Kaplamak, yayılmak.

BİREYLEŞTİRMEK

Bireye özgü kılmak, başkalarından ayırmak.

BUNALMAK

Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.

ÇENGELLENMEK

Çengel takılmak, çengelle tutturulmak.

ÇIKILMA

Çıkılmak işi.

BIKILMA

Bıkılmak işi.

BELİRLEMEK

Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

ÇAKIŞMAK

Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak. Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak. Aynı zaman dilimine denk gelmek. Söz yarışı etmek.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

ACIKILMA

Acıkılmak işi.

BATMAK

Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.

CİLVELEŞMEK

Karşılıklı cilve yapmak. Birbirine çok yakın arkadaşmış gibi takılmak.

ÇELMELENMEK

Çelme takılmak. Bir iş veya kimse engellenmek, baltalanmak.

BIRAKILMA

Bırakılmak işi.

CAMLANMAK

Cam takılmak.

ÇAKILMA

Çakılmak işi.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.