Kelimeler arşivinde; içinde "kılma" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kılma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kılma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kılma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SIKILMAZLIK
BIRAKILMAK
ACIKILMAK, SÜRKILMAK, KIRKILMAK, GAYKILMAK, BIRAKILMA, DINKILMAK, KAYKILMAK
SIKILMAZ, YAKILMAN, TAKILMAK, TIKILMAK, YAKILMAK, YIKILMAK, AVKILMAK, DAKILMAK, DIKILMAG, DIKILMAK, HAKILMAK, ACIKILMA, KIRKILMA, BAKILMAK, KAYKILMA, BIKILMAK, KAKILMAK, SIKILMAK, ÇIKILMAK, ÇAKILMAK
KAKILMA, BAKILMA, KILMADA, IRKILMA, IKILMAK, BIKILMA, ÇAKILMA, ÇIKILMA, YIKILMA, YAKILMA, TIKILMA, TAKILMA, SIKILMA
KILMAK
KILMA
KILMA
Kılmak işi.
YAKILMAN
Yaramaz.
BIRAKILMAK
Bırakma işine konu olmak, terk edilmek.
SIKILMAZ
Sıkılması olmayan, utanmaz, yüzsüz.
BIRAKILMA
Bırakılmak işi.
SIKILMAZLIK
Sıkılmaz olma durumu.
KIRKILMAK
Kırkma işi yapılmak.
KAYKILMAK
Arkaya doğru eğilerek, yaslanarak oturmak.
SÜRKILMAK
Arka arkaya gelip kaplamak, basmak, istila etmek.
GAYKILMAK
Arkaya yaslanmak. Kendini beğenmek, böbürlenmek.
TIKILMAK
Tıkma işi yapılmak. Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak. Hapsedilmek.
YIKILMAK
Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
ACIKILMAK
Acıkma işine konu olmak.
TAKILMAK
Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.
DINKILMAK
Yıkılmak, devrilmek, yuvarlanmak.
YAKILMAK
Yakma işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
BAKIMSIZLIK
Bakımsız olma, terk edilme, yüzüstü bırakılma durumu.
ARİYET
Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.
BATMA
Batmak işi. Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi. İflas etme. Yok olma, inkıraz. Yıkılma, çökme.
BAKIMSIZ
Özen gösterilmemiş, bakılmamış.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
BAKILMA
Bakılmak işi.
BIKILMA
Bıkılmak işi.
ARLANMAZ
Utanmaz, sıkılmaz.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
BELİRTME
Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih.
BEYNAMAZ
Namaz kılmayan (kimse).
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
ARSIZ
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).
BELİRLEMEK
Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
BELA
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.
BAĞDAMAK
Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.
ACIKILMA
Acıkılmak işi.