Kelimeler arşivinde; içinde "kılcal" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kılcal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kılcal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kılcal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KILCALKURTLAR
KILCALDAMAR
KILCALLIK
KILCAL
KILCAL
Kıl gibi olan, çok ince.
KILCALDAMAR
Vücudun her yanında, kan ve lenf damarları ile karaciğerde safra kanallarını birbirine bağlayan ince duvarlı çok ufak damarlar.
KILCALKURTLAR
Bir dizi gözeden yapılma yemek boruları kılcal ve yarı boydan kısa, yumurtalıkları tek, gövdelerinin son ucu ön ucundan kalın olmayan yuvarlak solucanlar familyası.
KILCALLIK
Kılcal olma durumu. Kapsadığı sıvılar bakımından kılcal boruların özellikleri. Bir kılcal boru veya tüpün durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KILCAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALLEKREİN
Kılcal damarları kontrol eden, dolaşımla ilgili bir hormon.
LÖKOTRİENLER
Mast hücrelerinde fosfolipaz enzimiyle, zardaki fosfolipitlerden meydana gelen ve damar duvarındaki kılcalların kasılmasını yavaşlatan, histaminin zıddı bir faaliyet göstererek alerjik reaksiyonlarda kan damarlarından bağ dokusuna hücre geçişini durduran aracı maddeler.
ANJİYOSKOP
Kan damarlarını, özellikle kılcal damarları incelemede kullanılan endoskop, modifiye edilmiş bir mikroskop.
AKMAZLIKÖLÇER
Arı sıvı ve çözeltilerin akmazlıklarını, genellikle bir kılcal borudaki akış hızından yararlanarak ölçmeye yarayan aygıt.
ANJİYOÖDEM
İmmunolojik reaksiyonlar sonucu, deride dermisin derin kısımlarında ve deri altı ve submukozal dokularda ani ve geçici, ağrısız, şişkinliklerle birlikte, kılcal damarların genişlemesi, geçirgenliğinin artması ve yerel ödemle belirgin damar reaksiyonu, anjiyonörotik ödem, dev ödem, dev kurdeşen, Quincke ödemi. Ürtikerden değişimlerin dermisin yüzeysel kısımlarında olmasıyla ayırt edilir ve tamamen aynı neden ve mekanizmalarla oluşur. Çoğunlukla atlarda ve köpeklerde, ara sıra domuzlarda ve ender olarak da kedi ve geviş getirenlerde rastlanır.
HEMANJİYOM
Yeni oluşmuş ve bir araya gelmiş kan damarlarından oluşan, en çok deri ve dalakta, ender olarak da kemikte yerleşim gösteren, damara göre atardamar, toplardamar veya kılcal damarlardan köken alan iyicil damar tümörü. Kanatlılarda lökoz virüsü tarafından da oluşturulur.
OKSİTOSİN
Hipofiz bezinin art lobundan (nörohipofiz) salgılanan, doğum sırasında uterusun düz kaslarının kasılmasını sağlayan, aynı zamanda meme bezlerinin alveollerindeki kassı epitel (miyoepitel) hücrelerinin kasılmasına ve yavrunun emmesi sırasında sütün çıkmasına sebep olan bir peptit hormonu. Hipotalamusun paraventrikular çekirdeğindeki sinir hücreleri tarafından sentezlenen, dokuz amino aside sahip, okta peptit yapıda, nörofizin aracılığıyla hipofiz arka lobuna taşınan ve burada kılcal damarlara yakın sinir uçlarında depo edilen uterotonik etkili ve memeden sütün indirilmesini sağlayan bir hormon, oksitosik hormon, pitosin, postuitrin.
PODOSİT
Böbrekte, Bowman kapsülünün epitel hücresi. Böcek kanında bulunan bir tip hemosit. Bowman kapsülünün iç yaprağında kılcallar üzerine yerleşen, ayak biçiminde sitoplazmik uzantılı ve sitoplazmalarında çok sayıda mikrotubulus bulunan hücre, ayak biçimli hücre. Podositlerin sitoplazmik uzantıları arasındaki açıklıklardan süzülen sıvı proksimal tubullere iletilir.
FİBROZİS
Bir organ veya dokuda, fibroblast ve kollajen ipliklerden zengin aşırı düzeyde bağ dokusu artışı. Kılcal damar artışı ve ödeme rastlanmadığından fibroplazinden sonraki, hücreden zengin olduğu için de sklerozisten bir önceki evre olarak değerlendirilir.
ÇORAKLAŞMA
Çoraklaşmak işi. Toprak alt tabakasında bulunan tuz ve bazların kılcallık yolu ile toprak yüzeyine çıkması sonucu bitki gelişiminin zorlaşması.
ANASTOMOZ
Arterlerin, venlerin, sinirlerin, yaprak damarlarının ve vücudun birçok bölgesindeki çok ince uç dallarının birleşerek ağ meydana getirmesi. Arterlerin, venlerin, sinirlerin ve vücudun birçok bölgesindeki kılcal damarların birleşerek ağ meydana getirmesi. Ağızlaşma, birleşme, anastomozis. Damar, sinir veya tendonlar gibi iki ayrık yapı arasında, ayrı uçları ağız ağıza getirip dikme, ağızlaştırma veya birleştirme.
HEMANJİYOBLASTOM
Beyinde özellikle meninks kılcal damarlarındaki anjiyoblastlardan köken alan damar tümörü.
PİTUİSİT
Hipofizin arka lobunda bulunan ve delikli kılcallarla miyelinsiz sinir telleri arasında ilişki kuran ve nörosekretinin kana verilmesinden sorumlu olan modifiye gliya hücreleri.
PERİSİT
Kılcal damarlarda bulunan ve makrofajlara dönüşebilen hücre olarak da bilinen bağ doku kökenli, miyoepiteliyal, adventisyal hücre, perivasküler hücre. Perisitlerde; miyozin, aktin ve tropomiyozinin bulunması bu hücrelerin kasılma özelliğine sahip oluklarını gösterir.
KAPİLLER
Kılcal, kıl gibi, kapillar.
ANJİYOPATİ
Atardamar, toplardamar ve kılcal damarlar dâhil olmak üzere kan damarlarındaki patolojik değişimlerin genel adı. Özellikle kronik şeker hastalığında görülür.
DİYAPEDEZ
Akyuvarların (lökositler) kılcal damar duvarını geçerek etrafındaki dokuya ya da iltihaplı bölgeye göç etmeleri. Eritrositlerin kılcal damar duvarından dışarı sızarak etraftaki dokuya veya iltihaplı bölgeye göç etmesi. Yangı olayları sırasında alyuvarların nötrofil lökositlerin geçtiği yoldan, hidrostatik basınç etkisiyle hareketsiz olarak damar dışına çıkmaları. Kan hücrelerinin damar çeperlerinden dokulara sızması.
KAPİLLARİS
Kıla benzer, kılcal, kıl gibi.
PURPURA
Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımından, kabuğu yumurta biçiminde olup son halkası büyük olan, sıcak denizlerde yaşayan bir yumuşakça cinsi. Kılcal damar duvarlarından kan sızmasına bağlı olarak deri ve mukozalar üzerinde başlangıçta kırmızı, sonraları morumsu renk alan, nokta ve el ayası biçiminde yaygın kanama odaklarıyla kendini gösteren bir grup kanamalı hastalık. (Purpura), Karından-ayaklılar (Gastropoda) sınıfının önden-solungaçlılar (Prosobranchia) takımından bir yumuşakça cinsi. Kabuğu yumurta biçiminde olup son yayı büyüktür. Sıcak denizlerde yaşar.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.