Kelimeler arşivinde; içinde "küstü" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde küstü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu küstü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında küstü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ELTİELTİYEKÜSTÜ, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, GAYNANAKÜSTÜREN
KÜSTÜRELEMEK, GERÇEKÜSTÜCÜ
ÖTEKTİKÜSTÜ
GERÇEKÜSTÜ, KÜSTÜRÜLÜK
KÜSTÜRMEK, GÜNEKÜSTÜ
KÜSTÜRME, AYAKÜSTÜ
KÜSTÜLÜ, KÜSTÜNE, KÜSTÜRE
KÜSTÜL, KÜSTÜM
KÜSTÜ
KÜSTÜ
Kadın ceketi, uzun hırka. Gelin giysisi. Köstebek.
GAYNANAKÜSTÜREN
Pembe çiçekli, dikenli bir süs bitkisi.
KÜSTÜRE
Tahta düzeltmekte kullanılan uzun marangoz rendesi.
GERÇEKÜSTÜCÜ
Gerçeküstücülükten yana olan, sürrealist. Gerçeküstücülükle ilgili olan (görüş, eser vb.), sürrealist.
KÜSTÜNE
Tahta rendesi.
AYAKÜSTÜ
Oturmadan, ayakta durarak. Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri.
KÜSTÜRMEK
Küsmesine yol açmak.
KÜSTÜLÜ
İçel ili, Erdemli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÜSTÜRELEMEK
Tahta rendelemek.
ELTİELTİYEKÜSTÜ
Birbirine ters duran iki çiçekten oluşan dokuma veya nakış motifi.
KÜSTÜRÜLÜK
Oda kapısının üstündeki raf: Küstürülükte bıçak var.
KÜSTÜRME
Küstürmek işi.
GERÇEKÜSTÜ
Gerçeği aşan, gerçeğin üstündeki gerçek, sürrealite.
ÖTEKTİKÜSTÜ
Ötektik bileşiminin üstünteki bileşimlere ilişkin olan.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
GÜNEKÜSTÜ
Gündüz açıp akşam büzülen bir sarmaşık.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜSTÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GELECEKÇİLİK
İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.
KÜSEĞEN
Çabuk ve sık sık küsen (kimse). Küstüm otu.
ÇİVİLEME
Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.
CAZU
Örtü. Gölge oyunu'nda daha çok büyü gücüyle olağandışı işler yapan, oyuna gerçeküstü bir hava getiren tasvir. Çoğu kez yaşlı, arada sırada da genç bir kadındır. Ancak bunlar arasında insan görünümünden çok değişik olanlar da vardır. Bunlar hep kötülük yaparlar, onları kızdıranı çarparlar. Çoğu kez yaşlı, kimi kez de genç bir kadındır. Daha çoK geceleri gezen bir hortlaktır. Kızdığı zaman çarpar ve kötülük yapar bk. cadı.
KAFE
İçecek ve hafif yiyeceklerin satıldığı, bazılarında kapı önlerinde oturacak yerlerin bulunduğu ayaküstü yiyecek yerleri.
ÖRÜSTÜ
Ayaküstü, ayakta.
KEFELEŞMEK
Oynaşmak. Güreşmek. Ayaküstü konuşmak, özel olarak görüşmek.
SÜRREALİTE
Gerçeküstü.
KOKTEYL
Türlü içkiler karıştırılarak yapılmış olan içki. Yeri ve zamanı önceden belirlenen, ayaküstü sohbetlerin yapıldığı içkili toplantı. Karışım.
SÜRREALİZM
Gerçeküstücülük.
SÜRREALİST
Gerçeküstücü.
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
KİPE
Hızla bükülen kalçanın sert ve birden gerilişiyle, vücudun yatıştan ayaküstü duruşa veya asılmadan dayanmaya geçmesi.
SALTO
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.
GÖYENDİRMEK
Bıktırmak, küstürmek.
AYAKÜZERİ
Ayaküstü.
ÖRÜSDÜ
Ayaküstü, ayakta.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
İSA
"İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi" anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz.
KÜSKÜN
Küsmüş olan, gücenik, dargın, muğber. Küstüm otu. Gelişmemiş, küçük kalmış.