İçinde KÖŞELER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "köşeler" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde köşeler bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu köşeler ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında köşeler olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÖŞELER

Kastamonu ili, Daday ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında KÖŞELER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖŞELER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HOYAK

Evin tavanının köşeleri.

KAVAKLIKOLTUK

Halıların köşelerinde kavağı sitilize eden motif. (Yeşilova Aksaray Niğde).

MERCANİĞNESİ

Soldan sağa ve köşelerde birer düğüm oluşturarak yapılmış olan zikzak işleme.

KÖŞELİ

Köşesi veya köşeleri olan.

ÇÖKERTME

Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.

MAHYALIK

Bir çatının köşelerini örten kurşun levha.

TEPE

Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

İSKOTA

Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım.

JAKETATAY

Resmî ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydikleri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzun ve ön köşeleri yuvarlak kesilmiş ceket.

BENZERLİK

Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.

KÖŞEYAPRAĞI

Bizans, Roman ve öngotik yapılarında sütun altlıklarının köşelerinde görülen yaprak biçiminde kabartmalı süs.

MİNDER

İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte. Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte. Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 santimetre kalınlığında, 9 metre çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.

BİÇMEMSİ

Köşeleri iki koşut düzlemden biri ya da öteki üzerinde kalan çok yüzlü.

YAKA

Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

ELMADANLIK

Odaların köşelerine alçıdan yapılan küçük raf.

KÖŞELİK

İki duvarın kesiştiği yere aralarındaki açıyı doldurmak için uygulanan ahşap veya kârgir işçiliği. Kapı veya pencere aralığının köşesini oluşturan taş. Duvar köşelerinde, üstüne lamba ve benzerleri şeyler konan el yapımı, ahşap, süslü eşya. (Mimarlık) Yan yana iki kemer ve kemerler üzerindeki silme arasında kalan, üçgen biçiminde duvar bölümü; kenar köşeliği, kenar tablası.

KİLİSECİK

Saraylarda Hıristiyan ermişlerinin giysilerinin saklandığı yer. Saraylarda yapılan küçük tapınma yeri. Kiliselerin yan sahınlarında bulunan hücrelerde hazırlanmış tapınma köşeleri.

GOLLU

Sepet. Kadınların ya da çocukların başlarına bağladıkları kare şeklindeki başörtüsüne karşılıklı köşelerinden katlanarak verilen üçgen biçim.

KOŞE

Yapılarda köşelere konan iri taş. Köşe.

KÖŞE

Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer, büküç. Bölüm, yer veya yan. Kuytu, tenha veya ücra yer. Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer. Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Kadınların başlarına takarak yüzlerine ya da şakaklarına sarkıttıkları gümüş ya da altın süs eşyası. Dört yönden her biri. Yapıda köşelere konulan büyük ve düzgün taş. Deriden kesilmiş, çarık dikmekte kullanılan sırım. Kanepe yastığı. Gelin ya da sünnet çocuğu için hazırlanan yer. Ocağın bir kenarı. Ocak başı. Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık : Ahmet gene köşe çıkardı. Halının bir köşesine yapılan bir çeşit süs, köşe motifi. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Bir açıyı belirleyen iki yarıdoğrunun kesiştiği nokta. Çokgen tanımında sözü geçen noktalarından biri Verilen bir çok yüzlünün yüzlerini oluşturan çokgenlerin köşelerinden biri. 4- Yalınca tanımında sözü geçen noktalarından biri. İki ya da daha çok sayıdaki metal parçanın birbirlerine bağlandığı yer.