Kelimeler arşivinde; içinde "kötülük" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kötülük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kötülük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kötülük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖTÜLÜK
Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış ya da söz.
KÖTÜLÜKÇÜLÜK
Kötülükçü olma durumu, şerirlik.
KÖTÜLÜKÇÜ
Her türlü kötülüğü yapacak ahlakta olan, şerir.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖTÜLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARALAMAK
Boya ya da kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek. Hızlı ve acele olarak yazmak. Taslak olarak yazmak veya çizmek. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak. Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
KALLEŞ
Sözünde durmayıp bir işin yüzüstü kalmasına yol açan. Birine gizlice kötülük eden.
CADI
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
BEİS
Engel, uymazlık. Kötülük, zarar.
KIYMAK
Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak. Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek. Acımayıp öldürmek. Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek.
FENALIK
Kötülük, şer.
KARALAMA
Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.
FASIK
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen. Kötülük eden, fesatçı.
KANCIKÇA
Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak.
ETMEK
Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.
İKİLİK
İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu. Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, tefrika. Görüş veya düşüncede ikiye bölünmüş olma durumu, anlaşmazlık. Birlik notanın yarı süre değerindeki nota. İki kuruşluk gümüş akçe. İkisi bir arada, iki taneden oluşmuş, iki tane alabilen.
KEMLİK
Kötülük.
KARALANMAK
Karalama işi yapılmak. Kara duruma gelmek. Leke sürülmek, kötülük yüklenmek.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
KASTETMEK
Amaçlamak, amaç olarak almak. Demek istemek. Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek.
HIYANET
Kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik, ihanet. Güveni kötüye kullanma, aldatma, vefasızlık.
HABASET
Kötülük, alçaklık.
HAİN
Hıyanet eden (kimse). Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse). Sitemli bir seslenme sözü. Kötü niyeti olan.