İçinde KÖKEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "köken" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde köken bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu köken ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında köken olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KÖKENLENMEK

10 harfli kelimeler

KÖKENLENME, KÖKENLEMEK

8 harfli kelimeler

KÖKENSEL, KÖKENSİZ, KÖKENLİK

7 harfli kelimeler

KÖKENLİ

5 harfli kelimeler

KÖKEN

Bazı kelimelerin anlamları

KÖKEN

Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

KÖKENLİK

Sebzelik.

KÖKENLEMEK

Fidan ya da asma çubuğu dikmek.

KÖKENSEL

Kökenle ilgili olan.

KÖKENSİZ

Kökeni olmayan.

KÖKENLENME

Kökenlenmek işi.

KÖKENLENMEK

Kökeni olmak, kökene sahip bulunmak.

KÖKENLİ

Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

  -   -   -  

Anlamında KÖKEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFRİKALI

Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.

ANTROPOLOJİ

İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.

KARAKUCAK

Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılmış olan en eski, geleneksel Türk güreşi.

BİYOLOJİ

Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

MENŞE

Başlangıç, bir şeyin çıktığı yer, köken, kaynak, sebep.

KARATE

Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi.

MENŞELİ

Kökeni olan, kökenli.

ETİMOLOJİ

Köken bilimi.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

KUNGFU

Kendini savunma temeline dayalı, karateye benzeyen Çin kökenli spor.

MAMBO

Haiti kökenli, rumba ve çaçaya benzeyen bir dans. Bu dansın müziği.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

ASILLI

Bir kökene dayanan, kökenli.

ETİMOLOG

Köken bilimci.

PİGME

Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi.

ESASEN

Başından, temelinden, kökeninden. Aslında. Nasıl olsa, gene. Zaten.

JUDO

Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.

ORİJİN

Soy sop. Köken, başlangıç, kaynak.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

ETİMOLOJİK

Köken bilimsel.