Kelimeler arşivinde; içinde "köken" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde köken bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu köken ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında köken olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖKENLENMEK
KÖKENLENME, KÖKENLEMEK
KÖKENSEL, KÖKENSİZ, KÖKENLİK
KÖKENLİ
KÖKEN
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
KÖKENLİK
Sebzelik.
KÖKENLEMEK
Fidan ya da asma çubuğu dikmek.
KÖKENSEL
Kökenle ilgili olan.
KÖKENSİZ
Kökeni olmayan.
KÖKENLENME
Kökenlenmek işi.
KÖKENLENMEK
Kökeni olmak, kökene sahip bulunmak.
KÖKENLİ
Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFRİKALI
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.
ANTROPOLOJİ
İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.
KARAKUCAK
Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılmış olan en eski, geleneksel Türk güreşi.
BİYOLOJİ
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.
MENŞE
Başlangıç, bir şeyin çıktığı yer, köken, kaynak, sebep.
KARATE
Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi.
MENŞELİ
Kökeni olan, kökenli.
ETİMOLOJİ
Köken bilimi.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
KUNGFU
Kendini savunma temeline dayalı, karateye benzeyen Çin kökenli spor.
MAMBO
Haiti kökenli, rumba ve çaçaya benzeyen bir dans. Bu dansın müziği.
ASİMİLASYON
Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.
ASILLI
Bir kökene dayanan, kökenli.
ETİMOLOG
Köken bilimci.
PİGME
Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi.
ESASEN
Başından, temelinden, kökeninden. Aslında. Nasıl olsa, gene. Zaten.
JUDO
Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.
ORİJİN
Soy sop. Köken, başlangıç, kaynak.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
ETİMOLOJİK
Köken bilimsel.