Kelimeler arşivinde; içinde "kutmak" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kutmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kutmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kutmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DUNUKUTMAK
KORKUTMAK, BOYKUTMAK, CURKUTMAK, TURKUTMAK, YORKUTMAK
DOKUTMAK, KOKUTMAK, TOKUTMAK
OKUTMAK
KUTMAK
KUTMAK
Eşek yavrusu, sıpa.
DUNUKUTMAK
Donuklaştırmak, ferini, ışığını azaltmak.
YORKUTMAK
Yormak.
OKUTMAK
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak. Okuma işini yaptırmak. Satarak elinden çıkarmak. Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek.
KOKUTMAK
Hoş olmayan bir koku bırakmak. Bir işi uzatarak çıkmaza sokmak. Bozulup kokmasına neden olmak, kokuşturmak.
TOKUTMAK
Köy yolu ağzı. Ceviz, pestil eriği ve benzerleri meyveleri sırıkla vurup düşürmek. Dokutmak.
DOKUTMAK
Dokuma işini yaptırmak.
KORKUTMAK
Korkmasına yol açmak. Gözdağı vermek. Kaygıya düşürmek.
CURKUTMAK
Yutmak.
BOYKUTMAK
Reddetmek, geri vermek.
TURKUTMAK
1.Kıstırmak, tutturmak : Fişekliği beline turkut. 2.Kapamak : Kızım kapıyı turkutuver.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUTMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇATMAK
Korkutmak, baskı yapmak: olanı mahallede çocukla bek alçatmışlâ.
ÖCÜ
Küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş hayalî yaratık, umacı.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
OYNATMAK
Oynamasını sağlamak. Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak. Kımıldamasına yol açmak. Bir araç, gereç kullanmak. Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak. Sahneye koymak. Aklını yitirmek. Korkutmak, heyecanlandırmak.
KOKOROZLANMAK
Göz korkutmak, meydan okumak.
OKUTMA
Okutmak işi.
ÇETE
Yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik.
KORKUTMACA
Korkutmak amacıyla yapılmış olan şey veya davranış.
ANIRTLAMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak.
GÖSTERİŞ
Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.
KARAKONCOLOS
Çocukları korkutmak için kendisinden söz edilen, gerçek dışı bir yaratık, umacı, hayalet. Çok çirkin kimse.
ALGASAMAK
Korkutmak, tethiş etmek.
BÖCÜ
Kurt. Çocukları korkutmak için söylenen ve hayalet, hortlak vb. hayalî varlık. Böcek.
DOKUTMA
Dokutmak işi.
ANIGLAMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak.
ALGARISI
Çocukları korkutmak için uydurulmuş görüntü.
KOKUTMA
Kokutmak işi.
HÖT
Korkutmak veya dikkati kendi üzerine çekmek için söylenen bir söz.
ÜRKÜTMEK
Ürküntü vermek. Kuşkulandırmak. Korkutup kaçırmak. Herhangi bir etkiyle bitkinin gelişmesini engellemek. Korkutmak.
KORKUTMA
Korkutmak işi.