Kelimeler arşivinde; içinde "kurdu" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kurdu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kurdu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kurdu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KURDURABİLMEK
KURDURABİLME
PARMAKKURDU, MENGÜLKURDU, TIRPANKURDU, KIRBAÇKURDU
TAHTAKURDU, KURDURTMAK, İFLASKURDU, İNCİKKURDU, İPLİKKURDU, KAVAKKURDU, KIMILKURDU, TATARKURDU
KURDURMAK, KURDUKMAK, KURDUHMAH, AĞAÇKURDU, KURDURTMA
TELKURDU, TENKURDU, KURDURMA, TOKURDUM, ŞOKURDUM, KURDUMAN, KILKURDU, DİLKURDU, ÇOKURDUM
KURDU
KURDU
Edirne ili, Uzunköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAVAKKURDU
Sarımsı kahverengi kabuğu üzerinde kara noktaları olan, kavak ağacını yıkımlayan bir tür böcek.
İFLASKURDU
Geviş getirenlerin ince bağırsaklarında yaşayan kıl kurdu. (İnsanlarda da görülmüştür.).
KURDURTMAK
Kurma işini yaptırmak.
KIMILKURDU
Durmadan kımıldayan, hareketli.
TATARKURDU
Karında şiddetli ağrı yapan bir çeşit at hastalığı.
TAHTAKURDU
Genç evrede, tahtadan yapılma eşyayı, gıcırtılı bir sesle kemirerek delik deşik eden kınkanatlı böcek; odun kurdu, ağaç kurdu. (Terim, kurtçuğu tahta kemiren başka böcekler için de kullanılır.
MENGÜLKURDU
Bağların köklerini kesen bir çeşit kurt.
İPLİKKURDU
İpliksolucanlar sınıfına bağlı türlerden her biri.
KURDURABİLMEK
Kurdurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURDURMAK
Kurma işini yaptırmak.
TIRPANKURDU
Erginlerinde kanat genişliği 37-47 mm. olup, yılda birkaç kuşak üreyebilen ve özellikle fide durumundaki tarımsal bitki köklerini kemirerek yaşayan gececi tırtıl; bozkurt, karakurt, kesegen.
KURDURABİLME
Kurdurabilmek işi.
KIRBAÇKURDU
Boyu 5 cm., eni gözle hemen görülemeyecek incelikte olan ve yurdumuzda çok yaygın bulunan kalın bağırsak asalağı. (Evcil hayvanlarda yaşayan soydaş türleri vardır.).
PARMAKKURDU
İçel şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
İNCİKKURDU
Sırtlan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KURDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NÜKLEOPROTEİN
Proteinlerin nükleik asitlerle kurduğu moleküler birlik.
ARYANİZM
IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.
NAKŞİBENDİLİK
Şeyh Muhammed Bahaüddin Nakşibend'in kurduğu, gizli ibadete dayanan bir tarikat, Nakşilik.
KURDURTMA
Kurdurtmak işi.
MANİCİLİK
İranlı düşünür Mani'nin III. yüzyılda kurduğu ve iyilik kötülük esasına dayalı dinî öğreti, Manihaizm.
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).
FİLARMONİK
Müzikseverlerin kurduğu dernek. Müziği seven (kimse).
İDEALİZM
Ülkücülük. Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve varlığı insan düşüncesinin kurduğunu kabul eden öğretilerin genel adı.
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.
KARTEL
Tekelci sermaye piyasasında, birtakım ticaret, üretim kuruluşlarının, genel olarak kazanma veya başka kuruluşlara karşı tutunabilme vb. amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği. Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı.
KURTSUZ
Kurdu olmayan.
DANABURNU
Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu (Gryllotalpa vulgaris). Aslanağzı.
BABAİLİK
XIII. yüzyılda Baba İshak'ın kurduğu tarikat.
CILKAVA
Kurdun veya tilkinin ense postundan yapılmış olan (kürk).
DOST
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.
KIRIK
Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.
BİRİM
Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
KOOPERATİF
Ortaklarının gereksinimlerini uygun şartlarda elde etmelerini sağlamak amacıyla kurulan birlik. Üreticilerin, aracıyı ortadan çıkararak ürünlerini daha iyi şartlarda pazarlamak için kurdukları ortaklık.
BABİLİK
XIX. yüzyılda, İran'da Ali Muhammed Bab'ın kurduğu dinî öğreti.
KURDURMA
Kurdurmak işi.