Kelimeler arşivinde; içinde "kulübe" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kulübe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kulübe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kulübe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KULÜBE
KULÜBE
Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde KULÜBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAÇUH
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
TARAFTAR
Yandaş. Sporcunun veya sporcuların temsil ettikleri renklere, kulübe veya bayrağa bağlı kimse.
ALACIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
ÇATISIZ
Çatısı olmayan, üstü açık (ev, kulübe).
ALABICIK
Alacalı dana. Kulübe.
ALAÇIK
Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.
ALAÇUK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak. Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılan çadır.
ALACUK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer. göçebe çadırı.
ALACIH
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
TOL
Taş kemer veya taş kemerlerle yapılmış ev, oda, kapı vb. şey. Yayla veya bahçe kulübesi. Küçük köy.
ALAÇÇIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
ALAK
Bataklık yer. Köşk. Bağ, bahçe kulübesi. Sığır konulan, üstü açık kenarı çitle çevrili yer. İniş yerlerde kızağın hızım kesmek için önüne bağlanan ağaç. At eğeri. Oyunlarda aynı taraftaki eş, bir guruba katılan kimse: Bizim alak nereye gitti. Şaşkın, sersem, alık (bakış): Alak alak, ne bakıyorsun?. Kızana gelmiş köpek. Karışık tüylü. Çiftleşmek isteyen dişi köpek.
GÜME
Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.
HUĞ
Çubuk veya kamıştan yapılmış bağ ve bahçe kulübesi.
ALAGEÇİK
Çoban kulübesi.
ALAÇİK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
ALAÇAK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
KÜMÜLTÜ
Kırlarda, ormanlarda eğreti olarak yapılmış bekçi veya avcı kulübesi.
ALAÇIĞ
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.