Kelimeler arşivinde; içinde "krome" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde krome bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu krome ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında krome olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AKROMELANİZM, OLİGOKROMEMİ
AKROMEGALİ, MİKROMETRE
MAKROMELİ, AKROMELİK, MİKROMELİ
MAKROMER, MİKROMER
MAKROME
KROMEL
KROME
KROME
Kromdan yapılmış veya kromla kaplanmış.
MİKROMETRE
Büyük ölçüde büyütme gücü olan teleskop, mikroskop vb. optik aletlerle incelenen nesnelerin oylumlarını ölçmede kullanılan alet. Mikron. Çok küçük uzunlukları ölçmeye, incelemeye yarayan alet.
MAKROME
Kalın iplikle elde örülmüş iş.
MİKROMELİ
Bacakların anormal biçimde küçük veya kısa oluşu.
MİKROMER
Eşit dağılmış vitellüs maddesine sahip olmayan yumurtanın segmentasyonu sırasında üst tarafta kalan küçük blâstomerler. Kurbağa gelişiminde ilk iki meridyonal bölünme sonucu biçimlenen ve animal yarımda yer alan dört küçük hücre.
AKROMELİK
Bir bacağın veya eklemli bir organın ucuna ait olan.
MAKROMER
Telolesital yumurtaların segmentasyonunda morula safhasında meydana gelen blâstomerlerden alt tarafta ve büyük olanları. Kurbağa gelişiminde animal yarımda dört adet büyük blastomer adı verilen hücrelerin oluşturduğu oluşum.
KROMEL
Bileşiminde nikel, krom, demir bulunan ısıya dirençli alaşımların genel adı.
OLİGOKROMEMİ
Kanda hemoglobin azalması.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
AKROMELANİZM
Tüy örtüsü renginin yüksek sıcaklıkta açılması, düşük sıcaklıkta ise koyulaşmasıyla belirgin, Siyam ve Himalaya kedileriyle tavşanlarda görülen genetik bozukluk. Melanin üretiminde rol oynayan enzimlerin yüksek sıcaklıkta yıkımlanmasından kaynaklanır.
MAKROMELİ
Kol ve bacaklardan birinin veya birkaçının aşırı gelişmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KROME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
STATOKİST
Konkroment vakuol.
MİCROPLANKTON
Büyüklükleri 1000 mikrometreden daha küçük olan, göz açıklığı 0.06 mm'lik ağlarla yakalanabilen plankton.
TİTİN
Çizgili kaslarda sarkomer boyunca uzunan, miyozin filâmentlerini sarkomerin ortasında grup hâlinde tutan, yapısında 25000 amino asit bulunduran, 2700000 molekül ağırlığında bir mikrometre kadar boyda, dev, elâstik bir protein. Sarkomerde Z disklerine kalın myozin ipliklerini bağlayan 29.296 adet amino asitten oluşan, bilinen en büyük protein, konnektin. Çizgili kasların kasılmasında önemlidir.
MÜSİNÖZİS
Deride müsin birikimiyle belirgin dejeneratif değişim, müsinöz dejenerasyon, miksomatöz dejenerasyon. Hipotiroidizm, akromegali, lupus eritematozus ve Shar-Pei köpeklerinin normal derisinde yaygın biçimde görülür.
AEROSOL
Gaz içerisinde dağılmış ve gazla sarılmış 10 mikrometreden daha küçük çaplı sıvı veya katı parçacıklarından oluşan çok fazlı sistem. Uygun bir çözücüde çözdürülmüş etken maddeyle itici gazdan oluşan ve aletle çevreye püskürtüldüğü zaman küçük tanecikler hâlinde yayılan ilaç.
İŞ
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma. Bir değer yaratan emek. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev. Sanayi, ticaret, tarım, maliye ve benzerleri alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü. Kamu yararına yapılan işler. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. Ticari anlaşma, alışveriş. Herhangi bir maksatla kurulan düzen. Bazı deyimlerde "yarar, çıkar" anlamında kullanılan bir söz. Yapılan şey, davranış. Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey. Emek, işçilik, ustalık. İşlem. Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış. Yetenek. Etene, son. İç. İş. İş, durum, hâl. Eş. İç, ara. İş, husus, fiil, davranış, çalışma. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. Çalışma, emek. Yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. Meslek. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. amel. (work) Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. (business, activity) Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. (profession) Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. (job) Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke. Termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. Verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Eş, arkadaş. Denk, benzer. Hal, durum, vaziyet.
MİKRON
Bir metrenin milyonda biri, milimetrenin binde biri, mikrometre.
KOLLOİT
Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. Tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Jelatine benzer, tutkalımsı. Tutkal kıvamında madde. Tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. Partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar.