Kelimeler arşivinde; içinde "kovuş" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kovuş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kovuş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kovuş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOVUŞTURMAZLIK
KOVUŞTURMAK
KOVUŞTURMA
KOVUŞMAK
KOVUŞ
KOVUŞ
Kovma işi.
KOVUŞTURMA
Kovuşturmak işi, takibat, takip.
KOVUŞTURMAK
Suçlu olduğu ileri sürülen biri için gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmak, takip etmek.
KOVUŞMAK
İnek çiftleşmek istemek, boğaya gelmek. Koşmada yarışmak, yarış etmek, birbirini kovalamak.
KOVUŞTURMAZLIK
(Söz sanatı terimi) Cümlede, başlanmış bulunan bir kuruluşu bırakıp sözü başka bir kuruluşla bitirme çalımı. "O sana bu kadar iyilik etsin, sonra da ondan en ufak bir yardımı esirgemek!" gibi ki baştaki cümleye göre son parça sonra da sen ondan en ufak bir yardımı esirge! şeklinde olmalı idi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOVUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAVCI
Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.
MORG
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.
TAKİBAT
Kovuşturma.
YETKİLEME
Kendi adına bir işin yapımı, kovuşturulması ve olumlu bir sonuca varılabilmesi amacı ile bir başkasına verilen yetki, özümleme, kişileme.
TAKİP
Yetişmek, yakalamak ya da bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Kovuşturma. Ardınca gitme veya gelme. İzinden gitme, uyma, izleme. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket.
GOUŞDUMAH
Kovmak, kovuşturmak.
ARDLAMAK
Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.