İçinde KOLUN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kolun" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kolun bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kolun ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kolun olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOLUN

Eşek yavrusu, sıpa. Karnında yavrusu olan at, eşek ve benzerleri hayvan.

KOLUNÇ

Çorabın boğaz kısmı, konç. İki kürek kemiği arasındaki damarlar.

KOLUNCUK

Kadın parmağı denilen ot.

  -   -   -  

Anlamında KOLUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOLUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LONCA

Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek, korporasyon.

KOLBAŞI

Herhangi bir ekibin, grubun, iş takımının başı. Orta oyununda kolun başında olan ve kola adını veren oyunları düzenleyen, yöneten kimse.

KOLTUK

Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.

KİRVE

Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse.

KIZILBAŞ

Şii mezhebinin bir kolundan olan.

KROŞE

Boksta kolun bükülmesiyle yapılmış olan bir yumruk vuruş biçimi.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.

DİRSEK

Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.

ARIŞ

Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. Çözgü.

BULGAR

Slavların güney kolundan olan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

BİLEK

Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm. Güç, kuvvet.

KANTAR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.

KULAÇ

Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık.

ÇEMREMEK

Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.

EKOL

Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul.

EL

Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

ALMANCA

Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

BRONŞ

Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.

EDEBİYAT

Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

DİRSEKLİK

Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).