Kelimeler arşivinde; içinde "kollo" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kollo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kollo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kollo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOLLOBLAST
KOLLODYON, KOLLOİDAL
KOLLOYİD
KOLLOİT
KOLLO
KOLLO
Kuyruksuz köpek.
KOLLOYİD
Hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçemiyen ve çok defa jelatin koyuluğunda olan bir madde; örnek: albümin, bk kristalloyid, sol.
KOLLODYON
Azotlu selüloz bileşiği olan piroksilinin eter-alkol (3/1) karışımında çözdürülmesiyle hazırlanan bir ilaç biçimi.
KOLLOBLAST
İçinde küçük yapışkan granüllerin bulunduğu ve ava yapışmaya yarayan, ktenoforlann tentaküllerinde bulunan bir tip hücre.
KOLLOİDAL
Kolloit durum gösteren, kolloit niteliğinde. Kolloit veya jelatin tabiatında veya yapısında olan.
KOLLOİT
Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. Tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Jelatine benzer, tutkalımsı. Tutkal kıvamında madde. Tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. Partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOLLO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HİDROFOB
Bir bileşiğin, suyla yeterince reaksiyona girmeyen, suda az çözünen ya da hiç çözünmeyen grubu. Aralarından suyu çıkarıp topluluklar oluştururlar. Polar olmayan grup, kutupsuz grup. Su ile ıslanmayan, çoğu kez kolloidal olan madde. Su sevmeyen. Suda çözünmeyen polar olmayan molekül veya gruplar.
KOHİDROL
Grafitin kolloidal çözeltisi.
LİGASOİT
Gaz fazı içinde asılı sıvı faz içeren sis gibi dispers kolloidal sistem.
KARYOPLAZMA
Çekirdek plazması. Çekirdekteki biçimli ögelerin aralarında yer alan, büyük oranda proteinleri içeren kolloidal sıvı.
LİZALOİT
Katı bir faz tarafından cevrili bir sıvı fazın bulunduğu jel gibi dispers veya kolloidal sistem.
LİYOFOB
Dağıtılmış katı fazın ortama çekim uyguladığı kolloidal sistem.
HİPOALBÜMİNEMİ
Kanda albumininin anormal olarak azalması. Kanın albümin miktarının normalin altına düşmesi. Kolloit ozmatik basıncın düşmesine neden olur.
KATAFOREZ
Elektrik alanı etkisindeki bir ortamda, asıltı (kolloidal) halindeki elektrikle yüklü taneciklerin, işaretlerine göre anoda veya katoda hareketlerine denir. 1.Yüklü parçacıkların katoda hareketi. 2.Elekroforez.
KOLARGOL
İndirgenme ile oluşturulmuş ve yumurta albumini ile kararlı hale getirilmiş kolloidal gümüş ve gümüş oksit.
KRİSTALLOYİD
Bir çözelti içinde hayvansal ya da bitkisel bir zardan kolayca geçen bir madde, bk. kolloyid.
PALLAMİN
Kolloidal paladyum.
PEPTİTLEŞME
Her bir taneciğin etrafında iyonik yüklü elektriksel çift tabaka oluşturan elektrolitleri ilave ederek hidrofobik kolloidal çözeltilerin kararlı hale getirilmesi.
ELEKTROFOREZ
Moleküllerin elektrik yüklerine göre ayrılması tekniği. Kolloid boyutunda asılı taneciklerin (proteinlerin) bir elektrik alanda göçe zorlanması esasına dayalı ayırma tekniği. Elektrik akımı etkisiyle, eriyik içinde dağılmış moleküllerin pozitif veya negatif kutba doğru ayrılması tekniği. Bir çözelti içinde dağılmış iyonların elektrik akımı etkisiyle elektriksel yüklerine ve molekül ağırlıklarına göre negatif veya pozitif kutuba doğru hareketi.
MÜSİN
Mukozaları kayganlaştırıcı işleve sahip ve epitelyum hücrelerini mekanik zedelenmeye karşı koruyan, protein ve karbonhidratlardan oluşan, epiteliyal veya bağ doku kaynaklı, glikoprotein ve mukoprotein karışımından oluşan, mukusun ana maddesi yapışkan sıvı. Mikroskobik kesitlerde Alcian mavisi ve kolloidal demir gibi boyalarla ortaya konur.
HİDROSOL
Sulu kolloidal süspansiyon.
LİOFİLİK
Dağıtılmış fazın sıvı olduğu ve dağıtan ortamı çektiği, çekme etkisi olan sıvıları tarif eden bir kolloidal sistem.
LİLİKUİT
Emülsiyonlar gibi dispers veya kolloidal iki sıvı fazlı sistem.
FLOKÜLASYON
Çok ince tanecikli olduğu için çökeltilemeyen bir kolloiddeki katı taneciklerini, uygun maddeler katarak bir araya yaklaştırıp, büyüterek çöktürme işlemi. Yumaksı çökelme.
KOAGULASYON
Kolloitlerin kütle halinde çökmesi.Pıhtılaşma.
LİYOSFER
Kolloit parçacıkları saran ince su tabakası.