Kelimeler arşivinde; içinde "kof" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kof bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kof ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kof olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PSİKOFARMAKOLOJİ
TRİKOFİTOZİS, İZOTAKOFOREZ, TRİKOFİRİYAZ
ONİKOFORLAR, EKOFEMİNİZM, KOFURLANMAK
KOFURGALIK, GLİKOFORİN, FARMAKOFOR
KATAKOFTİ, KOFALTMAK, KOFERMENT, MOSKOFLUK, MİKOFLORA, KOFLAŞMAK, TRİKOFAJİ, TRİKOFİTİ
SARKOFAJ, KOFULCAN, KOFTİLİK, KAKOFONİ, TÜRKOFİS, KOFALTAK, KOFLAŞMA, KOFAKTÖR, KOFALMAK
KOFALAK, KOFALIK, KOFEYLİ, MUKOFAJ, LÖKOFOR, KOFURSU, IÖKOFOR
KOFTUR, KOFANA, KOFÇAZ, KOFLUK, MOSKOF, KOFANO, KOFNEK, KOFLAN, KOFLAK
KOFOZ, KOFAN, KOFER, KOFRA, KOFİK, KOFUL, KOFİR, KOFUZ, KOFUR, KIKOF, KOFAK, KOFTİ, KOFOS
KOFU, KOFO, KOFİ, KOFE, KOFA
KOF
KOF
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Güçsüz, dermansız. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse).
PSİKOFARMAKOLOJİ
İlaçlarla psişik değişiklikler arasındaki ilişkiyi inceleyen farmakoloji dalı.
FARMAKOFOR
Bir ilaç molekülünde biyolojik etkiden sorumlu olduğu düşünülen ve hedef bölge ile en iyi şekilde etkileşerek biyolojik cevabı başlatmak için gerekli özelliklere sahip olan grup.
KOFERMENT
Koenzim.
MİKOFLORA
Bir organizma içinde ya da özel bir bölgede büyüyen mantarlar.
ONİKOFORLAR
Eklem bacaklı hayvanlardan, ilkel eklem bacaklılar (Malacopoda) alt dalının, hem halkalı solucan hem de eklem bacaklı karakterlerini taşıyan türleri olan bir sınıf. Peripatus (Peripatus) cinsi iyi bilinir. (Onychophora), cinsi iyi bilinir.
KATAKOFTİ
Klasik Türk müziğinde 8/8'lik bir usul.
KOFURLANMAK
Gururlanmak, övünmek.
MOSKOFLUK
Moskof olma durumu. Acımasızca davranış.
TRİKOFİTOZİS
Trichophyton cinsi mantarların sebep olduğu enfeksiyon, trikofiti.
KOFURGALIK
Dağlarda yetişen, ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki.
EKOFEMİNİZM
Feminist ekoloji.
İZOTAKOFOREZ
İyonik hareketliliklerinin değişik olmasına dayanan bir ayırma yöntemi. Elektroforezin değişik bir şekli. Burada ileri giden elektrolitin hareketliliği ayrılacak iyonlarda büyük, durdurucu elektrolitin ki ise küçüktür.
GLİKOFORİN
Kırmızı kan hücre zarında, zar boyunca bulunan protein. Kırmızı kan hücre zarında zar boyunca bulunan glikoprotein.
KOFALTMAK
Övmek, abartmak.
TRİKOFİRİYAZ
Trichophyra cinsine ait protozoonların balıklarda, özellikle yayın balıklarının derisinde oluşturduğu bir hastalık.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHLATLI
Erzurum ilinde, Çamlıkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kırklareli kenti, Kofçaz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
RUS
Rusya Federasyonu'nda yaşayan Doğu Slav halkı veya bu halkın soyundan olan kimse, Moskof gâvuru.
ABAZIRMAK
Günlerce yorucu işlerde çalışarak takatsiz kalmak. İçi boşalmak, çürümek, koflaşmak: Şu kavak ağacı abazırmış.
PEGMATİT
Başlıca kuvars, feldspat ve Moskof camından oluşan, açık renkli bir tür magma taşı.
EVİNSİZ
Boş, kof.
DEVLETLİAĞAÇ
Kırklareli ilinde, Kofçaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇÜŞÜK
Çocuk dili ile merkep. Cevizin kofu. Pamuk kabuğu. Yapışık meyve.
BEYCİ
Kırklareli şehri, Kofçaz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
FOS
Çürük, temelsiz, boş, kof.
KOFLAŞMAK
Kof, değersiz bir duruma gelmek.
KOFALIK
Kofanın çok bulunduğu yer.
KOFLAŞMA
Koflaşmak işi.
DİNGE
Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.
AŞAĞIKANARA
Kırklareli ili, Kofçaz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KOFLUK
Kof olma durumu. Bilgisizlik, ahmaklık. İçi boş yer. Güçsüzlük, dermansızlık.
AHMETLER
Antalya şehri, Manavgat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bilecik kenti, Pazaryeri belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bolu ili, Gerede ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bolu ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale ili, Kacak nahiyesine bağlı bir yer. İzmir ili, Kiraz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Karabük şehri, Ovacık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırklareli kenti, Kofçaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa şehrinde, Demirci belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Ordu kenti, Fatsa belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak ilinde, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
APOENZİM
Koenzimle birleşerek aktif enzimi (holoenzim) teşkil eden enzimin faal olmayan protein kısmı. Koenzimle birleşerek esas enzimi oluşturan madde, enzimin protein kısmı. Koenzim veya kofaktörle birleşerek etkinleşebilen, enzimin etkin olmayan protein kısmı.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
SAZ
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa. Bu kamıştan yapılmış. Çalgılı eğlence yeri. Her tür müzik aracı, çalgı. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. Birden çok çalgının bulunduğu takım. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama.
ÇAHO
Bahçe süpürgesi. İskofri balığı.