İçinde KOBU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kobu" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kobu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kobu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kobu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KILKOBUZ

5 harfli kelimeler

KOBUH, KOBUK, KOBUL, KOBUZ

4 harfli kelimeler

KOBU

Bazı kelimelerin anlamları

KOBU

Engebeli toprak.

KOBUK

Kolsuz, parmaksız kişi. Çayırlarda biten, yaprakları dikenli ve yassı, patatese benzeyen bir bitki.

KOBUZ

Akordeonun küçüğü, bir çeşit çalgı.

KILKOBUZ

Keman. Kemençe.

KOBUL

İçi boşalmış, kof (ağaç, kabuklu yemiş ve benzerleri şeyler). Çukur, içi oyuk şey. Toprak kap. Kavanoz. Küp.

KOBUH

Çayırlarda yetişen, dikenli çiçekleri olan bir bitkinin meyvesi.

  -   -   -  

Anlamında KOBU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOBU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLIKÖLÇER

Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.

AMASTİGOT

Tripanosomatid protozoonların özellikle Leishmania türlerinin ışık mikroskobunda görülemeyen yuvarlak, kinetoplastı ve bazal cismi bulunan ve parazitin yüzeyine ulaşmayan bir kamçıya sahip hücre içi paraziter gelişim evresi, mikromastigot veya Leishman-Donovan cisimi.

YÖNELTME

Yöneltmek işi, tevcih. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.

DİYADLAR

Elektron mikroskobunda kas dokusunda sarkoplazma retikulumu ve enine tubuluslardan oluşan yapı. Kimi kaslarda ve kalp kasında tek bir enine tubulus ve tek bir terminal sisterna sistem oluşturduklarından bu ad verilir.

NÖROLEMMA

Işık mikroskobunda, aksonun çevresinde Schwann hücresi ile miyelinin oluşturduğu yapı.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

ENDONÖRYUM

Sinir hücrelerinin aksonlarının etrafını saran, retiküler lifler bakımından zengin ve hücresel elemanları bulunan ince bir örtü. Çevresel sinirlerde sinir telini saran bağ doku. Rutin preparatlarda görülmeyen bu yapı kimi özel boyalarla ışık mikroskobunda belirlenebilir.

KATETOMETRE

Bir kaç santimetreyi geçmeyen dikey uzaklıkların ölçülmesinde kullanılan cihaz. Okuma mikroskobu veya teleskobu adıyla da bilinir.

TONOFİBRİL

Tonofilâmentlerin bir arada bulunması ile ışık mikroskobunda görülen destek yapılan.

SENTROZOM

Hücre sitoplazması içinde çekirdeğin yakınında bulunan, açık renkli ve genellikle homojen plazma kütlesi. Işık mikroskobu ile çekirdeğin yakınında görülen ve sentrosfer ile sentriyolden oluştuğu ifade edilen yapı. Hücre bölünmesinde görülebilen ve esas yapısından sentroplazmanın biçimlendiği ipliksel organel. Çekirdeğe yakın bölgede hücre merkezini oluşturur. Hayvan gözelerinde bulunan ve mitoz bölünmesinde faal bir rolü olan bir göze organeli.

NÖROTÜPÇÜKLER

Nöronun aksonu boyunca uzanan ve ancak elektron mikroskobu ile görülebilen 200-300 Angström çapında mikrotüpçükler.

SENTROSFER

şık mikroskobunda sentriyol ile çevresinde görülen bölge. İki yapı bir arada sentrozomu meydana getirmektedir.

İMMÜNOSİTOKİMYA

Hücrelerdeki antijenleri özel antikorlarla işaretleyerek immünoflüoresan mikroskobunda inceleme ya da elektronca yoğun bir madde ile beraber antikorlarla işaretleyerek elektron mikroskobunda inceleme tekniği.

VİRÜS

Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit. Veri girişi yoluyla bilgisayarlara yüklenen, sistemin veya programların bozulmasına, veri kaybına veya olağan dışı çalışmasına neden olan yazılım.

MİKROVİLLÜS

Silindirik ya da kübik epitel hücrelerinin üst yüzeyinde emme yüzeyini genişletmek üzere oluşan, içinde aktin filâmentlerinden oluşmuş göbek proteinleri bulunan, böcek Malpighi tüpü hücreleri gibi bazı özel hücrelerde ise içinde mitokondrilerin de bulunduğu parmak şeklindeki katlanmalar. Böbrek hücrelerinde fırça kenar yapısını, bağırsak epitelinde çizgili kenar yapısını oluşturur. Silindirik veya kübik epitel hücrelerinin üst yüzeylerinde, emme yüzeyini genişletmek için hücrenin sitoplazmasından dışarı doğru yaptığı uzantılar. Bireysel epitel hücrelerinin zarlarının emilim ve salgı için yüzey alanını artırmaya yarayan, hücrenin boşluğa bakan serbest yüzeylerinde yer alan, ışık mikroskobunda fırçamsı ince bir katmanı oluşturan ve elektron mikroskobunda parmak benzeri uzantılardan oluşan sitoplazma çıkıntıları.

ÜLTRAMİKROSKOP

Işık mikroskobu ile görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesini sağlayan optik alet. Bayağı mikroskopda görülemeyen çok küçük parçacıkların görülmesine yardım eden bir optik alet.

SENTRİYOL

Hayvan hücreleri, algler, yosunlar, eğreltiler ve Ginko ağacı gibi ilkel bitkilerin hücrelerinde çekirdeğin hemen yanında bulunan, 27 (9x3) mikrotüpçükten üçlü gruplar olarak yapılmış olan (3 x 9), bitki hücrelerinde bulunmayan, hücre bölünmesinin profaz safhasına kadar kendini eşleyerek sayısını iki çifte çıkaran ve birer çift olarak hücrenin kutuplarına göç ederek iğ ipliklerinin organizasyonunu yapan bir çift organel. Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organeller. Hücre bölünmesinde sentrozom içerisindeki sentroplazmanın orta kısmında mikrotüpçüklerden oluşan, elektron mikroskobunda her birinde üç adet mikrotubulus içeren dokuz adet tubulus demeti bulunan koyu görünüşlü cisimcikler. Bu oluşum sentroplazmayı etkisi altına alarak yeni mikrotubulusların oluşumunu sağlar.

ÜLTRAMİKROTOM

Elektron mikroskobunda incelemek üzere özel olarak hazırlanmış örneklerden 200-1000 Angström kalınlığında kesitler almaya yarayan bir alet.

GOLGİCİSİMCİĞİ

Hücre sitoplazmasında sentez olaylarında görevli, ışık mikroskobunda gümüş boyalarıyla görülebilen, elektron mikroskobunda kesecik, vezikül ve yoğunlaştırıcı vakuoller biçiminde olan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler, lipoproteinler, kıkırdak ve bağ dokusu maddeleri, bitki hücrelerinde selülozlu maddelerin üretiminin yapıldığı, ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, çekirdeğin yakınında üst üste dizilmiş, zarla kaplı yassı keselerden oluşan hücrenin zarsel organeli, Golgi kompleksi, golgi cihazı. Cis Golgi, orta Golgi ve trans Golgi adlı üç kısımdan oluşur. Lipoproteinlerin ve karbonhidratların üretiminde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel oluşumunda görev yapar.

NÖROFİBRİLLER

Sinir hücrelerinde, ışık mikroskobunda gümüşleme yöntemiyle belirlenen arafilamanların demetleşerek yapmış oldukları kontraktil olmayan iplikler.