İçinde KİRMAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kirman" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kirman bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kirman ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kirman olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KİRMAN

Elde yün eğirmeye yarayan araç. Sonbaharda biçilen ot, güz çimeni. Topaç. Yün, iplik eğirmeye yarayan araç. Güzün sulu çayırlık yerlerde yetişen körpe çimen; bunu yiyen koyunların 'kepeneyh' hastalığına yakalandığı sanılır. Hisar, kale.

KİRMANŞAH

Kale hükümdarı.

KİRMANLAŞMAK

Birbirine geçmek, karışmak : Yol ilerde kirmanlaşır.

  -   -   -  

Anlamında KİRMAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİRMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EĞİRTMEÇ

Yün eğirmeye yarayan araç. Yünü iplik yapmakta kullanılan ağaç iğ, kirman. İplik bükecek âlet, iğ.

ANIRŞAK

Kirmanın yuvarlağı, ağırşak.

FENGİRE

Yün eğirmeğe yarayan iğ, kirman. Dört tahta kanatlı ip bükme aracı. (Akbaş Güdül Ankara).

FENGERE

Yün eğirmeğe yarayan iğ, kirman.

GANGAL

Kangal. Eğrilmiş, kirman dolusu ipin yumağı. Çile halinde ip. Bir tutam, demet: Bir gangal ot ver. Simit: Çocuğa gangal alıverdim. Çengel. Pamuğu çıkarılmış koza. Eğri. Dallı budaklı. Kurutulmak üzere ipliğe dizilerek asılan tütün yaprağının büyük demeti. Dikenli bir çeşit ot. Deve dikeni. Yabani enginar. Çok zayıf insan ya da hayvan. Kangal dikeni. Yaprakları haşlanarak yenebilen, mor çiçekli bir bitki, devedikeni. Birbirine bağlanıp asılan mısır koçanları. Yarım ay şekli (boynuz için): Gangal boynuzlu öküzümüz var.

İLENGER

Geniş ve çukur tencere. Büyük kazan. Büyük, bakır yemek kabı. Kirman. (Yassıören Senirkent Isparta).

ÇELLİK

Yünleri ip haline getirmeğe yarıyan ağaçtan yapılmış bir aygıt, kirman. Çocukların sopa ile oynadıkları oyun. Çocukların çelik çomak oynadıkları değnek: Benim çellik derenin öbür tarafına düştü. Kovanlara verilen gömecin düşmemesi için iki tarafına dayanan ağaç. Çelik çomak oyunu ve bu oyundaki çelik.

DİRGİT

İplik eğirmeye yarayan araç, kirman. Çerez olarak yenen, haşlanmış mısır, buğday, nohut ve benzerleri tahıl.

FİNGERE

İğ, kirman.

ÇIRIK

Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.

ELEĞ

Kirman. (Dumlupınar Kütahya).

KÜRTİĞİ

Ağırşakı üst tarafında bulunan kirman. (Yenikent Aksaray Niğde).

KOLCAK

Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası. Ceket, gömlek ya da elbise kol larının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. Kirman eğirirken kola sarılan yapağı. Ceket, gömlek ve benzerleri giysilerin kollarının kirlenmesini önlemek için bilekten dirseğe dek geçirilen bir çeşit kolluk.

KÖLETER

İp eğirmeye yarayan kirman.

GİZİLDEK

Topaç. Kale, kirman.