İçinde KİRİŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kiriş" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kiriş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kiriş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kiriş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KİRİŞKESMECİ

10 harfli kelimeler

TAPPAKİRİŞ, KİRİŞLEMEK, KİRİŞÇİLİK, DORUKKİRİŞ, KİRİŞÇİLER

9 harfli kelimeler

KİRİŞHANE, KİRİŞLEME, KILKİRİŞİ

8 harfli kelimeler

GÖLKİRİŞ, KİRİŞMEK, KİRİŞDEK, ÇEMKİRİŞ, GÖKKİRİŞ, BAŞKİRİŞ, KİRİŞSİZ, KİRİŞLİK

7 harfli kelimeler

KİRİŞAN, KİRİŞLİ, KİRİŞME, KİRİŞÇİ, ÖZKİRİŞ

5 harfli kelimeler

KİRİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

KİRİŞ

Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.

KİRİŞHANE

Kiriş yapılmış olan yer.

KİRİŞLEME

Kirişlemek işi. Çapraz olarak, kılıçlama. Ahşap döşemelerde yaklaşık 50 santimetre ara ile kirişler koyma.

GÖLKİRİŞ

Trabzon kenti, Şalpazarı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÇEMKİRİŞ

Çemkirme işi.

GÖKKİRİŞ

Aydın ilinde, Köşk belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KİRİŞLEMEK

Kirişi çekip germek. Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek.

KİRİŞMEK

Develer çiftleşmek.

DORUKKİRİŞ

Trabzon şehrinde, Şalpazarı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TAPPAKİRİŞ

Çok sarhoş : Dün tappakiriş idin ne söylediğini bilmedin.

KİRİŞDEK

Topaç.

BAŞKİRİŞ

(Mimarlık) Yunan ve Roma mimarlığında dış sütunların üzerine yatay olarak gelen kiriş.

KİRİŞKESMECİ

Dosdoğru: İki evin arasına kirişkesmeci bir duvar çekeceğim.

KİRİŞÇİLİK

Kirişçinin yaptığı iş.

KİRİŞÇİLER

Antalya ili, Döşemealtı nahiyesine bağlı bir yer.

KILKİRİŞİ

Yaban soğanı.

  -   -   -  

Anlamında KİRİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİRİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KİRİŞLİ

Kirişi olan. Kiriş yapısında olan.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

BAĞLAMA

Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

ÇİLE

Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.

KİRİŞSİZ

Kirişi olmayan.

KALAS

Kalın biçilmiş uzun tahta. Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta. Kaba, anlayışsız kimse, kereste.

BİNİŞMEK

İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.

GEZ

Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

KEMERE

Gemi güvertesinin enine konmuş kirişlerinden her biri.

FRİZ

Tavandan inerek sahnenin üst kısmını, sahne boyunca kaplayan kısa, dar perde. Eski Yunan ve Roma yapılarında taban kirişi ile çatı arasında kalan, üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm, efriz.

OK

Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk. Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası. Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret. At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

KİRİŞÇİ

Kiriş yapan veya satan kimse.

LİR

Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı.

BAŞTABAN

Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.

KİRİŞLİK

Kiriş konulan yer. Kiriş olarak kullanılmaya uygun.

ETRİYE

Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı.

MAKAS

Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.