Kelimeler arşivinde; içinde "kimya" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kimya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kimya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kimya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PETROKİMYACILIK, İMMÜNOSİTOKİMYA
FİZİKOKİMYASAL
BİYOKİMYASAL, SPEKTROKİMYA, MAGNETOKİMYA, FOTOKİMYASAL, PETROKİMYACI, ELEKTROKİMYA
KİMYAGERLİK, MAKANOKİMYA, FİZİKOKİMYA, KİMYASALLAR, İMMÜNOKİMYA
KİMYACILIK, STEROKİMYA, MİKROKİMYA, KIVILKİMYA, JEOKİMYACI, HİSTOKİMYA, PETROKİMYA, DİRİLKİMYA, TERMOKİMYA, RADYOKİMYA
KRİOKİMYA, UZAMKİMYA, BİYOKİMYA, SİTOKİMYA, PATOKİMYA, FOTOKİMYA, FİTOKİMYA, IŞILKİMYA, ISILKİMYA
KİMYAKAR, JEOKİMYA, KİMYASAL, KİMYAGER
KİMYACA, KİMYACI
KİMYA
KİMYA
Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim. Uyum. Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey.
SPEKTROKİMYA
Kimyasal analizlerde elektromagnetik ışın kullanan bilim dalı.
MAGNETOKİMYA
Kimyasal bileşikler üzerindeki manyetik alanın etkisini inceleyen kimya dalı.
PETROKİMYACI
Petrokimya dalında uzmanlaşmış kimse.
ELEKTROKİMYA
Elektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal değişmeleri ve kimya işlemlerinde oluşan enerji elektrik üretiminde kullanmayı araştıran bilim dalı.
FİZİKOKİMYA
Kimyasal olayları fiziksel yöntemlerle çözümleyen, fizik ve kimya konularını kapsayan bilim.
PETROKİMYACILIK
Petrokimyacı olma durumu.
FİZİKOKİMYASAL
Fizikokimya veya fizikokimyasal özellikleri ile ilgili.
KİMYASALLAR
Belli moleküler bileşimdeki maddeler veya bileşikler için, genellikle de tek bir moleküler yapıdaki maddeler için kullanılır. İlaç terimi kimyasal madde yerine kullanılamaz.
İMMÜNOSİTOKİMYA
Hücrelerdeki antijenleri özel antikorlarla işaretleyerek immünoflüoresan mikroskobunda inceleme ya da elektronca yoğun bir madde ile beraber antikorlarla işaretleyerek elektron mikroskobunda inceleme tekniği.
BİYOKİMYASAL
Biyokimya ile ilgili.
FOTOKİMYASAL
Işığın kimyasal etkileri ile ilgili. Fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasal madde.
KİMYAGERLİK
Kimyacılık.
İMMÜNOKİMYA
Kimyasal reaktifler olarak antikorların kullanılması.
KİMYACILIK
Kimyacının yaptığı iş, kimyagerlik.
MAKANOKİMYA
Polimerlerde mekanik enerjinin kimyasal enerjiye dönüşümünü inceleyen bir bilim dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİMYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİYOKATALİZÖR
Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.
DEZENFEKSİYON
Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.
BEYAZLATICI
Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.
CİLA
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş.
BİYOENERJİ
Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji.
BİLEŞİM
Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.
DETERJAN
Petrol türevlerinden elde edilen, temizleme özelliği bulunan, toz, sıvı veya krem durumunda olabilen kimyasal madde, arıtıcı.
ANTİSEPSİ
El, yüz veya vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal maddelerle etkisiz hâle getirme veya yok etme işlemi.
BAŞKALAŞIM
Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.
AYIRAÇ
Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.
ECZA
Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
DONMAK
Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak. Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak. Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak. Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek. Kimyasal bir etki ile katılaşmak. Çok üşümek. Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek. Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
BİYOŞİMİ
Organ dokularındaki kimyasal olayları inceleyen kimya kolu.
BİLEŞİK
Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
ÇÜRÜMEK
Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak. Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek. Yıpranmak, çökmek. Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BİLLURLAŞMA
Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.