Kelimeler arşivinde; içinde "kimse" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kimse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kimse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kimse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEKİMSENMEK, ÇEKİMSERLİK, KİMSESİZLİK, YERÇEKİMSEL
ÇEKİMSENME, ÇEKİMSERCE
KARAKİMSE
ÇEKİMSER, KİMSECİK, KİMSESİZ, BAŞKİMSE, KİMSEMİZ, KİMSENİZ
KİMSESİ
KİMSE
KİMSE
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
ÇEKİMSENMEK
Bir şeyi yapmaktan geri durmak, kaçınmak, el çekmek, istinkâf etmek.
KARAKİMSE
Kayseri kenti, Himmetdede nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KİMSESİZLİK
Kimsesiz olma durumu, yalnızlık, bikeslik.
ÇEKİMSERLİK
Çekimser davranma durumu.
ÇEKİMSERCE
Çekimsere yakışır bir biçimde.
ÇEKİMSER
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.
ÇEKİMSENME
Çekimsenmek işi.
KİMSECİK
Hiç kimse.
KİMSEMİZ
Hiç birimiz, bizden hiçbir kimse.
KİMSESİ
Hiç biri.
YERÇEKİMSEL
İki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı yerçekim kuvvetlerine ilişkin.
KİMSENİZ
Biriniz, herhangi biriniz.
KİMSESİZ
Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz. Kimsesi olmadan. Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan.
BAŞKİMSE
Afyon şehrinde, Sincanlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİMSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.