İçinde KİMSE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kimse" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kimse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kimse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kimse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÇEKİMSENMEK, ÇEKİMSERLİK, KİMSESİZLİK, YERÇEKİMSEL

10 harfli kelimeler

ÇEKİMSENME, ÇEKİMSERCE

9 harfli kelimeler

KARAKİMSE

8 harfli kelimeler

ÇEKİMSER, KİMSECİK, KİMSESİZ, BAŞKİMSE, KİMSEMİZ, KİMSENİZ

7 harfli kelimeler

KİMSESİ

5 harfli kelimeler

KİMSE

Bazı kelimelerin anlamları

KİMSE

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

KİMSESİZ

Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz. Kimsesi olmadan. Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan.

KİMSESİ

Hiç biri.

KİMSECİK

Hiç kimse.

KİMSESİZLİK

Kimsesiz olma durumu, yalnızlık, bikeslik.

ÇEKİMSERCE

Çekimsere yakışır bir biçimde.

ÇEKİMSENMEK

Bir şeyi yapmaktan geri durmak, kaçınmak, el çekmek, istinkâf etmek.

KİMSEMİZ

Hiç birimiz, bizden hiçbir kimse.

KİMSENİZ

Biriniz, herhangi biriniz.

ÇEKİMSENME

Çekimsenmek işi.

YERÇEKİMSEL

İki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı yerçekim kuvvetlerine ilişkin.

BAŞKİMSE

Afyon şehrinde, Sincanlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KARAKİMSE

Kayseri kenti, Himmetdede nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇEKİMSERLİK

Çekimser davranma durumu.

ÇEKİMSER

Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.

  -   -   -  

Anlamında KİMSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİMSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ABAJURCU

Abajur yapan veya satan kimse.

ABUS

Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ABAZAN

Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ACUBE

Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.