Kelimeler arşivinde; içinde "killi" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde killi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu killi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında killi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİLLETVEKİLLİĞİ
BAŞVEKİLLİK, ANAERKİLLİK
KEKİLLİALİ, İŞKİLLİLİK
PİŞKİLLİ, KİŞKİLLİ, ERKİLLİK, ÇİNKİLLİ, VEKİLLİK, TEKİLLİK
İÇKİLLİ, ŞEKİLLİ, KİLLİCA, İŞKİLLİ, BEKİLLİ
KİLLİK
KİLLİ
KİLLİ
İçinde kil bulunan. Kirli.
ŞEKİLLİ
Şekli olan.
İŞKİLLİ
Kuruntucu.
KİŞKİLLİ
Oynak, kötü kadın. Kuşkulu, şüpheci.
İŞKİLLİLİK
İşkilli olma durumu, vesveselilik.
İÇKİLLİ
Alıngan, işkilli, içli.
ERKİLLİK
Özgürlük.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
TEKİLLİK
Tekil olma durumu.
MİLLETVEKİLLİĞİ
Milletvekilinin görevi, mebusluk, parlamenterlik.
VEKİLLİK
Vekil olma durumu, asalet karşıtı. Bakanlık. Birinin yerine iş görme yetkisi, naiplik.
PİŞKİLLİ
Kuşkulu, kaygılı : Pişkilli kadın.
ÇİNKİLLİ
Atmaca.
KEKİLLİALİ
Kırşehir ilinde, Savcılı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAŞVEKİLLİK
Başbakanlık.
KİLLİCA
Tüylü deriden ibaret kıyafet.
Bu bölümde tanımı içerisinde KİLLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İKİRCİKLİ
İşkilli. Kararsız, mütereddit. Kararsız, mütereddit bir biçimde.
MANDA
Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.
BAKANLIK
Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.
İŞKİLLENMEK
İşkilli duruma gelmek, pirelenmek.
İMAM
Cemaate namaz kıldıran kimse. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı. En önde bulunan kimse, önder. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.
HUYLU
Herhangi bir huyu olan. Ürkek, sinirli (binek hayvanı). İşkilli, kuşkulu.
KRETASE
Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağın son dönemi.
ASALET
Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
MADERŞAHİLİK
Anaerkillik.
MANYETİK
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.
PEDERŞAHİLİK
Ataerkillik.
MÜVESVİS
İşkilli, kuruntulu, vesveseli.
ÇİMENTO
Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.
LOĞ
Yollarda, tarlalarda toprağı ezmek veya toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvgu, yuvak.
MEBUSLUK
Milletvekilliği.
BALÇIK
İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.
GEREN
Kuruyunca çatlayan toprak, verimsiz, tuzlu, killi toprak.
KURUNTUCU
Sürekli kuruntuya kapılan (kimse), işkilli, vesveseci, müvesvis.
ÇORAK
Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).