İçinde KİBRİT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kibrit" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kibrit bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kibrit ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kibrit olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KİBRİT

Bir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük tahta veya karton parçası. Kükürt. İçinde bu parçaları bulunduran küçük kutu.

KİBRİTÇİLİK

Kibritçinin yaptığı iş.

KİBRİTLİK

Kibrit koymaya yarayan yer veya kap.

KİBRİTÇİ

Kibrit satan kimse. Cimri.

  -   -   -  

Anlamında KİBRİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİBRİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVZA

Kibrit.

GÖÇÜŞME

Bir kelime içinde birbirini izleyen iki ünsüzün yer değiştirmesi, ünsüz göçüşmesi, yer değiştirme, metatez: çömlek çölmek, yalnız yanlız, kibrit kirbit vb.

ÇİVİNLİK

Ocakların baca kısmında kibrit ve benzerleri koymaya yarayan kireç sıvalı raf.

CİMRİ

Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.

ATAŞLIH

Kibrit.

ÇİTÇİT

Kibrit. Çıt çıt, fermejüp.

ÇITIR

Diken, çalı. Hububat ölçüsü, kile. Gevretilmiş ekmek veya simit. Kibrit. Mısır biçildikten sonra istiflenmiş şekli: Bugün onbeş çıtırlık yer biçtim. Çamaşır kili. Kısa boylu, ufak kişi. Kavrulmuş kabak çekirdeği. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. İskambil oyununda koz. İnce çalı.

ÇİRPİT

Kibrit.

BIŞKA

Kibrit.

ÇİVİMLİK

Ocakların baca kısmında kibrit ve benzerleri koymaya yarayan kireç sıvalı raf.

ÇAKMAKSIZ

Çakmağı olmayan. Eski, kullanılmaz tabanca ya da tüfek. Kibrit.

ÇIRPIT

Kibrit.

BIÇKA

Kibrit.

AZE

Kibrit. Âza, vücut organları.

ÇALMA

Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.

ATAŞLIK

Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).

BAŞOT

Kibrit.

BİSGA

Kibrit.

ÇITLAK

Kibrit. Kıvılcım. Kapı mandalı. Küçük çocuğun çatlarcasına ağlaması (hk.). Çatlak: Tabak çıtlaktı. Celtis Orientalis (Ulmaceae). Patlatılmış mısır: Pazardan çatlak yapmak için mısır aldım. Tuzlanmış yeşil zeytin. Kökünden sakız yapılan karakavuk otu ve bu ottan çıkarılan sakız. Çıtçıt, fermejüp.

ALIŞGAN

Kibrit.