Kelimeler arşivinde; içinde "ketmek" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ketmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ketmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ketmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KATIKETMEK
ŞAKKETMEK, HAKKETMEK, SİLKETMEK, BERKETMEK, BÜRKETMEK, MARKETMEK, FERKETMEK
TUKETMEK, PEKETMEK, ERKETMEK, DÜKETMEK, ÇÖKETMEK, ÇEKETMEK, AVKETMEK, TÜKETMEK
KETMEK
KETMEK
Gitmek. Düşmek.
HAKKETMEK
Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oymak. Yazı ve şekilleri kazıyarak silmek.
AVKETMEK
Engel olmak, geciktirmek. Oyalamak, susturmak. Kovmak.
ÇÖKETMEK
Çöktürüp oturtmak.
BÜRKETMEK
Terledikten sonra soğuk alarak bel damarları sertleşmek.
ŞAKKETMEK
Yarmak, parçalamak.
PEKETMEK
Kapatmak, örtmek. Kapatmak: Kapıyı peket de gel.
KATIKETMEK
Az az yemek.
SİLKETMEK
Silkmek.
FERKETMEK
Tarlayı bir yıl boş bırakmak.
TUKETMEK
Bitirmek, tüketmek.
ÇEKETMEK
Çekimser durmak: Arkadaşım çeketme. Hareket etmek, bir yerden bir yere gitmek için yola koyulmak.
BERKETMEK
Kapatmak, tıkamak, örtmek. Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak.
MARKETMEK
Yayıkta ayran yaptıktan sonra yağı toplamak için yayığı hafifçe sallamak.
ERKETMEK
Herhangi bir iş için birisine rica etmek. Nazlanmak. Yabancılık duymamak. Herhangi birisinin malını kendi malı gibi kullanmak.
DÜKETMEK
Tüketmek, bitirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KETMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAKKETME
Şakketmek işi.
TÜKETME
Tüketmek işi.
YOĞALTMAK
Tüketmek.
FERGETMEK
Arapça kökenli fark: farketmek; seçmek; görmek.
HAKKETME
Hakketmek işi.
KAZMAK
Herhangi bir araçla toprağı açmak, oymak. Bu yolla çukur, kuyu, yol vb. oluşturmak. Hakketmek.
ÇARÇUR
"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak sözlerinde geçer.
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
TEMİZLEMEK
Arıtmak. Öldürmek, yok etmek. Bitirmek, tüketmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.
HAR
"Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek" anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz. Sıcak, kızgın, yakıcı.
AYDAMAK
Tembel, işten kaçan. Hayvanları, arabayı sürmek, sevketmek. Hikâye etmek, söylemek, anlatmak. Hayvanları sürmek, götürmek.
HARCAMAK
Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek.
BİTİRMEK
Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.
GAHLAMAK
Dilimlere ayırmak: Gel beraberce şu elmaları gahlayalım. Koşulu öküz veya mandayı sürmek, sevketmek. Taklamak.
KOKOZLANMAK
Parasını tüketmek, parasız kalmak.
PATLATMAK
Patlama işine yol açmak. Bir insanın sabrını tüketmek. Tokat atmak. Bir silahı veya patlayıcı bir maddeyi ateşlemek.
BIZLAMAK
Sıkılmak, sıkışmak, bunalmak. İşemek. Doğurmak (İnek hakkında). Ateşte pişmek (et hakkında). Bir şeyi bırakmak, terketmek.
ERİTMEK
Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak. Çok üzmek. Zayıflatmak. Harcayıp tüketmek. Yok etmek.
SÜPÜRMEK
Bir şeyin, bir yerin üstündeki çer çöp, toz toprak vb. şeyleri süpürge, fırça veya başka bir araçla toplamak, temizlemek. Çıkarıp atmak, kovmak. Tüketmek, bitirmek.
ALKMAK
Yoketmek, tüketmek.