İçinde KERTİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kerti" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kerti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kerti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kerti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇÖKERTİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇÖKERTİLEBİLME

13 harfli kelimeler

ÇÖKERTİVERMEK

12 harfli kelimeler

ÇÖKERTİVERME

11 harfli kelimeler

KAYAKERTİŞİ, KERTİKLEMEK, GAYAKERTİCİ, ÇÖKERTİLMEK

10 harfli kelimeler

KUMAKERTİŞ, ÇÖKERTİLME, ÇÖKERTİLİŞ, AKÇAKERTİL, KERTİKLEME, KERTİŞKENE, KERTİŞGENE

9 harfli kelimeler

KERTİKBAŞ, KERTİKSİZ, KERTİNMEK, KERTİLMEK, KUMKERTİZ

8 harfli kelimeler

KERTİLME, KERTİKLİ, KERTİLCE, KERTİLLİ

7 harfli kelimeler

KERTİYH, KERTİGE, ÇÖKERTİ, KERTİLİ

6 harfli kelimeler

KERTİÇ, KERTİŞ, KERTİM, KERTİL, KERTİG, KERTİK

5 harfli kelimeler

KERTİ

Bazı kelimelerin anlamları

KERTİ

Kerte. Bayat (ekmek, et).

AKÇAKERTİL

Balıkesir şehri, Kepsut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KERTİKLEME

Kertiklemek işi.

ÇÖKERTİLME

Çökertilmek işi.

KERTİŞGENE

Salyangoz.

ÇÖKERTİLEBİLMEK

Çökertilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KERTİKLEMEK

Kertik açmak.

ÇÖKERTİVERME

Çökertivermek işi.

ÇÖKERTİLMEK

Çökertme işine konu olmak.

GAYAKERTİCİ

Kayalıklarda yaşayan boz renkli, kabuklu bir çeşit kertenkele.

KUMAKERTİŞ

Kertenkele.

KAYAKERTİŞİ

Kertenkele.

ÇÖKERTİLİŞ

Çökertilme işi.

ÇÖKERTİLEBİLME

Çökertilebilmek işi.

KERTİŞKENE

Kertenkele.

ÇÖKERTİVERMEK

Çabucak veya ansızın çökertmek.

  -   -   -  

Anlamında KERTİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KERTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇENTMEK

Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.

KERTMEK

Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek. Sertçe sürtünmek.

DIRTMAK

Ağacın gövdesinde basamak şeklinde kertikler yapmak.

FELENK

Kayığın kolayca yüzdürülmesi ya da karaya çekilmesi için üzerine donyağı sürülen ortası kertikli ağaçlar. Kaldıraç. Büyük kazanları indirip bindirmeğe yarayan sırık. Kayık ve mavnaları sudan karaya, karadan suya çekmede kullanılan ağaç kızaklar.

KERTİKLİ

Kertiği olan.

ÇENTİK

Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.

ARAV

Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.

ÇETELE

Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.

KERTİK

Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.

GEZ

Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.

GED

Tarlada biçilen otları bir yere toplamak için kullanılan iki uzun sırık. Çukur, oyuk. Yarımada şeklinde çıkıntı. Kertik, gedik. Eksik, kısa: İşini bitir ged bırakma. Hayvanların kulaklarını yararak yapılan işaret. Yüksek yer, tepe. Otobüslerin dış lastiklerinde meydana gelen yarıkları kapamak için, yarığın iç kısmına konan lastik parçası. (Kümbet Eskişehir).

ÇÖKERİLMEK

Çökertilmek.

BAGEN

Mısırı kurutmak ve tanelemek için dört direk üzerine kurulan yer. Uçları kertik ağaçlarla yapılan baraka, salaş.

DANDİN

Hoppa, şımarık, nazlı, yaramaz. Üzerinde yufka sarılı olan oklavaların konulduğu kertikli ağaç.

TIRNAKLIK

Bir kutunun kapağı üzerinde bulunan ve kapağın tırnakla çekilip açılmasını sağlayan yanlamasına çentik. Tırnak yeri. Namlunun üzerinde bulunan kertik.

BİDİK

Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Kaz ve ördek yavrusu. Köpek, köpek yavrusu. Keçi yavrusu, oğlak. Bir parça, azıcık, biraz. Deve yavrusu, bir aylık deve yavrusu. Köpek adı olarak kullanılan ve köpek çağırmaya yarayan ünlem. Hindi yavrusu. Tortu. Muntazam girinti çıkıntılar biçimindeki süs, kertik. Yağlı tandır ekmeği. Son, uç. Köşe, bucak, uç, açı. Köpek yavrusu.

GEDEL

Kertik, gedik. Engebeli tarlalarda duvarla ayrılmış bölümler. Yamaçlar üzerinde yapılan set set tarlalar. Tahta duvar. Birbirinin üzerine konulan merteklerin dışarda kalan uçları.

TIRTIL

Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

KERTE

İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.

KERTİLME

Kertilmek işi.