Kelimeler arşivinde; içinde "kerti" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kerti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kerti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kerti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇÖKERTİLEBİLMEK
ÇÖKERTİLEBİLME
ÇÖKERTİVERMEK
ÇÖKERTİVERME
KAYAKERTİŞİ, KERTİKLEMEK, GAYAKERTİCİ, ÇÖKERTİLMEK
KUMAKERTİŞ, ÇÖKERTİLME, ÇÖKERTİLİŞ, AKÇAKERTİL, KERTİKLEME, KERTİŞKENE, KERTİŞGENE
KERTİKBAŞ, KERTİKSİZ, KERTİNMEK, KERTİLMEK, KUMKERTİZ
KERTİLME, KERTİKLİ, KERTİLCE, KERTİLLİ
KERTİYH, KERTİGE, ÇÖKERTİ, KERTİLİ
KERTİ
Kerte. Bayat (ekmek, et).
AKÇAKERTİL
Balıkesir şehri, Kepsut ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KERTİKLEME
Kertiklemek işi.
ÇÖKERTİLME
Çökertilmek işi.
KERTİŞGENE
Salyangoz.
ÇÖKERTİLEBİLMEK
Çökertilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KERTİKLEMEK
Kertik açmak.
ÇÖKERTİVERME
Çökertivermek işi.
ÇÖKERTİLMEK
Çökertme işine konu olmak.
GAYAKERTİCİ
Kayalıklarda yaşayan boz renkli, kabuklu bir çeşit kertenkele.
KUMAKERTİŞ
Kertenkele.
KAYAKERTİŞİ
Kertenkele.
ÇÖKERTİLİŞ
Çökertilme işi.
ÇÖKERTİLEBİLME
Çökertilebilmek işi.
KERTİŞKENE
Kertenkele.
ÇÖKERTİVERMEK
Çabucak veya ansızın çökertmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KERTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.
KERTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek. Sertçe sürtünmek.
DIRTMAK
Ağacın gövdesinde basamak şeklinde kertikler yapmak.
FELENK
Kayığın kolayca yüzdürülmesi ya da karaya çekilmesi için üzerine donyağı sürülen ortası kertikli ağaçlar. Kaldıraç. Büyük kazanları indirip bindirmeğe yarayan sırık. Kayık ve mavnaları sudan karaya, karadan suya çekmede kullanılan ağaç kızaklar.
KERTİKLİ
Kertiği olan.
ÇENTİK
Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.
ARAV
Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.
ÇETELE
Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.
KERTİK
Kertilmiş yer, gedik, çentik. Kertilmiş olan.
GEZ
Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. Yapı işlerinde kullanılan çekül. Yer ölçmeye yarar düğümlü ip. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik.
GED
Tarlada biçilen otları bir yere toplamak için kullanılan iki uzun sırık. Çukur, oyuk. Yarımada şeklinde çıkıntı. Kertik, gedik. Eksik, kısa: İşini bitir ged bırakma. Hayvanların kulaklarını yararak yapılan işaret. Yüksek yer, tepe. Otobüslerin dış lastiklerinde meydana gelen yarıkları kapamak için, yarığın iç kısmına konan lastik parçası. (Kümbet Eskişehir).
ÇÖKERİLMEK
Çökertilmek.
BAGEN
Mısırı kurutmak ve tanelemek için dört direk üzerine kurulan yer. Uçları kertik ağaçlarla yapılan baraka, salaş.
DANDİN
Hoppa, şımarık, nazlı, yaramaz. Üzerinde yufka sarılı olan oklavaların konulduğu kertikli ağaç.
TIRNAKLIK
Bir kutunun kapağı üzerinde bulunan ve kapağın tırnakla çekilip açılmasını sağlayan yanlamasına çentik. Tırnak yeri. Namlunun üzerinde bulunan kertik.
BİDİK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Kaz ve ördek yavrusu. Köpek, köpek yavrusu. Keçi yavrusu, oğlak. Bir parça, azıcık, biraz. Deve yavrusu, bir aylık deve yavrusu. Köpek adı olarak kullanılan ve köpek çağırmaya yarayan ünlem. Hindi yavrusu. Tortu. Muntazam girinti çıkıntılar biçimindeki süs, kertik. Yağlı tandır ekmeği. Son, uç. Köşe, bucak, uç, açı. Köpek yavrusu.
GEDEL
Kertik, gedik. Engebeli tarlalarda duvarla ayrılmış bölümler. Yamaçlar üzerinde yapılan set set tarlalar. Tahta duvar. Birbirinin üzerine konulan merteklerin dışarda kalan uçları.
TIRTIL
Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.
KERTE
İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.
KERTİLME
Kertilmek işi.