Kelimeler arşivinde; içinde "kepek" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kepek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kepek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kepek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KEPEKLENMEK, KEPEKLİAYNA
KEPEKÇİLİK, KEPEKLENME
KEPEKDERE, KEPEKTAŞI
KEPEKLER, KEPEKLİK, KEPEKSİZ, KEPEKTAŞ
KEPEKÇİ, KEPEKLİ
KEPEK
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları. Bazı deri hastalıklarında deriden dökülen parçacıklar. Başın derisinde oluşan küçük, beyaz pulcuklar.
KEPEKLENMEK
Başta kepek oluşmak. Elma, susuz ve tatsız duruma gelmek.
KEPEKÇİ
Kepek satan kimse.
KEPEKÇİLİK
Kepekçinin yaptığı iş.
KEPEKTAŞI
Tunceli ili, Akpazar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KEPEKSİZ
Kepeği olmayan.
KEPEKTAŞ
Elâzığ şehri, Poyraz bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KEPEKLİAYNA
Torna makinesinde, tornadan geçecek nesnelerin takıldığı kısım. (Aksaray Niğde).
KEPEKLENME
Kepeklenmek işi. Derinin epitel tabakalarının kalınlaşması ve pul pul dökülmesi durumu.
KEPEKDERE
Bursa ilinde, Harmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KEPEKLİK
Evlerde ocakların iki tarafında bulunan hücreler, gözler.
KEPEKLİ
İçinde kepeği olan. Üzerinde kepek oluşmuş olan. Un gibi, susuz ve tatsız (elma).
KEPEKLER
Balıkesir şehri, Durak nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ili, Göbel bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEPEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİKE
Kabartmalı pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan yatak örtüsü. Uçağın yüksekten hedefin üzerine dik olarak saldırması. Uçağın yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inmesi. Bu kumaştan yapılan. Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma. İyi ayrılamama sebebiyle un veya irmik içerisinde kalmış olan, gözle görülebilen, iri ve koyu renkli kepek vb. parçacık.
YAL
Köpek ve sığırlara yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek.
CONAK
Küçük çocukların başlarındaki kepekler, konak.
PASPAL
Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.). Çok kepekli un. Kötü cins esrar.
DEPİT
Kırmızı renkli kuru üzüm. Vuruk ve ezikleri iyileştirmekte kullanılan biraz pişirilmiş hamur. Çoban köpekleri için kepekli undan yapılan yiyecek, ekmek, hamur topacı.
GANAK
Aldanan kimse: Ahmet usta çok ganak adam. Çocukların başındaki kepek. Çizildiği zaman beyaz bir salgı akan ot ya da otsular.
GONAK
Başta olan kepek. Büyük yapılı ev, konak. Köye gelen misafirleri köydeki her ailenin sıra ile yemeğe çağırması. Meyve kabuklarının sıyrıntısı. Konak, mesken.
KEMRE
Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.
BONKALİT
Buğdaydan un elde edilirken ele geçen, buğdayın ince kepek ve endosperm kısmından oluşan en az % 10 protein ve en çok % 3 ham selüloz içeren, B grubu vitaminlerce zengin, değirmencilik yan ürünü.
DEPİTME
Vuruk ve ezikleri iyileştirmekte kullanılan biraz pişirilmiş hamur. Çoban köpekleri için kepekli undan yapılan yiyecek, ekmek, hamur topacı. Hamur tutulduktan sonra ayrılan küçük parçalar, pazı.
KONAK
Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.
GONAKLANMAK
Kepeklenmek, konaklanmak.
EVİSMEK
Arpa, buğday, bulgur gibi tahılların kepeklerini ayırmak. Tarla sürülürken yabancı otları toplamak. Arpa, buğday, bulgur gibi tahılların kepeklerini ayırmakta kullanılan silindir biçiminde, ortası çukurca bir aygıt.
BOKDAN
Hayvan gübresinden yapılmış silindir şeklinde tahıl, kepek ambarı. içinde ekin saklanan, hayvan pisliği ile toprak karışımından yapılan küçük fıçı biçiminde kap. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
GALINTI
Öğütülmüş bulgurun kalburdan geçmesiyle kalan kepek ve bulgur parçaları. Evlenmemiş kız.
FODLA
Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü.
DONRALI
Başı kepekli, konaklı kişi.
GONAH
Misafir. Başta olan kepek. Büyük yapılı ev, konak. Köye gelen misafirleri köydeki her ailenin sıra ile yemeğe çağırması. Konak. Saç kepeği.
RAZMOL
İri, kepekli un.
GONACAK
Başta olan kepek. Büyük yapılı ev, konak.