Kelimeler arşivinde; içinde "kenarlı" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kenarlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kenarlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kenarlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KENARLI
Herhangi bir biçimde kenarı olan. Kenarı süslü, işlenmiş.
KENARLIK
Kenar bölümünü oluşturan şey.
KENARLILIK
Kenarlı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KENARLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖRTGÜL
Dört köşe, dört kenarlı.
BELLE
Güneşte zahire kurutmak için çamurla sıvanmış, kenarlı geniş yer.
ERSEK
Erkeğe düşkün kadın. Yarık: Hava kurak olduğundan toprak erseklerle paramparça olmuş. Halk dilinde Ürkek. Ağır ve kalın kenarlı bakır kapları tutmakta kullanılan araç. Erkek isteyen.
YEDİGEN
Yedi kenarlı çokgen. Bu biçimde olan.
DIGAN
Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. Leğen. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze.
ALTIGEN
Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.
KANOTİYE
Düz kenarlı şapka.
AMADAN
Habersiz, ansızın, birdenbire: Kardeşim amadan geliverdi. Kenarlı bakır tepsi.
ÇELİKPAMUĞU
Özel hazırlanmış, uzun ve keskin kenarlı çelik tel tomarı. Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye ya da matlaştırmaya yarar.
DÖRTGEN
Dört kenarlı çokgen, dörtkenar. Bu biçimde olan.
BEŞGEN
Beş kenarlı çokgen, muhammes. Bu biçimde olan.
SAFARİ
Afrika'nın doğusunda toplu olarak yapılmış olan vahşi hayvan avı. Genellikle ketenden yapılmış olan kısa pantolon, büyük cepli uzun ceket ve geniş kenarlı mantar şapkadan oluşan av kıyafeti. Katılımcıların vahşi hayatı yerinde görmelerini sağlayan turistik gezi. Toplu olarak ava çıkma.
ÇERÇEVE
Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.
EVSECEK
Tahılın taşlarını ayıklamakta kullanılan budaksız ağaçtan yapılmış az kenarlı tepsi.
SEKİZGEN
Sekiz kenarlı çokgen. Bu biçimde olan.
ÇİT
Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).
DOLİN
Eriyebilen kayaçların bulunduğu yerlerde, kimyasal aşınma ile ya da yeraltı inlerinin çökmesiyle oluşan çanak biçiminde basıklıklar ya da dik kenarlı çukurlar. (Tava, koyak, kokurdan, düden, obruç olarak da adlandırılır.).
UÇKURLUK
Uçkur geçirilen katlanmış kenar. Bayrağın arka kenarında bulunan ve içinden ip geçirilip tutturulan beyaz bezden kenarlık. Uçkur geçirmeye yarayan çubuk.
GEN
Geniş. Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla). İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz.
DİĞAN
Yağ tavası. Tencere. Kenarlı derin tepsi.