Kelimeler arşivinde; içinde "kazım" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kazım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kazım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kazım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAZIMKARABEKİR
ALKAZIMAK, KAZIMPAŞA
KAZIMİYE
KAZIMAK, KAZIMIK
KAZIMA
KAZIM
KAZIM
Kazma işi.
KAZIMPAŞA
Sakarya ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm.
KAZIMİYE
Balıkesir şehrinde, Gökçedağ nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Hendek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya şehri, Pamukova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yalova ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KAZIMA
Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.
KAZIMKARABEKİR
Erzurum ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karaman şehri, Kazımkarabekir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Karaman iline bağlı ilçelerden biri.
ALKAZIMAK
Yıpranmak, zayıflamak, kuvvetten düşmek.
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAZIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARETMEK
Tabaklıkta derilerin iç yüzünün etlerini bıçakla kazımak. Utanmak, haya etmek.
KAZAĞI
Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç.
ÇÖNGE
Kısa boylu. Beceriksiz, uyuşuk. Yüzülmüş deride kalan et parçalarını kazımağa yarıyan demir aygıt. Tahta kullanan adamın başakları toplamak için ayağı ile taşıdığı çalı. Zayıf, kuvvetini kaybetmiş, vazifesini yapamaz hale gelmiş, küntleşmiş.
IŞKI
Deri, tahta kazımakta kullanılan, iki ucu saplı eğri bıçak.
KAZINMAK
Kendi kendini kazımak. Her tarafı iyice temizlemek. Kazıma işi yapılmak. Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak. Derisini kazır gibi kaşımak. Derisi yüzülürcesine tıraş olmak.
AKARKÖY
Karaman şehrinde, Kazımkarabekir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ASTAM
Değirmen taşına uydurulan ve çark demirine geçirilen demir. Hamur teknesini kazımaya yarıyan demir.
KAZIYIŞ
Kazıma işi.
ÇEĞEL
Çakıl, çakıl yığını. Çiftin çamurunu kazımak için yapılan demir. Giresun şehrinde, Tirebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
RASPALAMAK
Raspa kullanarak boyaları, pasları kazımak, pürüzleri gidermek veya iki yüzeyi birbirine yapıştırmak, oturtmak.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
KAZITMAK
Kazıma işini yaptırmak.
BEŞEVLER
Bitlis şehrinde, Kavakbaşı bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, Cide ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin şehrinde, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya ili, Kazımpaşa nahiyesine bağlı bir yer. Tokat ilinde, Pazar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇEGİ
Çiftin çamurunu kazımak için yapılan demir.
KAZINTI
Kazıyarak çıkarılan parça. Kâğıtta kazıma izi.
TIRNAKLAMAK
Tırmalamak. Tırnaklarını geçirerek yolmaya, kazımaya veya çekmeye çalışmak.
ÇAPLA
Maden kazımak için kullanılan çelik kalem.
ARDA
İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.
TIRAŞLAMAK
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek. Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak, yontmak.
HAK
Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.