İçinde KAVRUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kavruk" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kavruk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kavruk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kavruk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAVRUK

Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Zayıf.

KAVRUKLUK

Kavruk olma durumu.

KARAKAVRUK

Hindiba.

  -   -   -  

Anlamında KAVRUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVRUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YANIK

Yanmakta olan. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli.

KARAKOCA

Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. Büyümeden yaşlanan, kavruk ağaç. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç. Bursa ilinde, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehri, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

CİBCİK

Dipçik. Karakavruk otunun sütünden yapılan sakız.

KÖTEMEZ

Kötü, fena, kalitesi düşük, iyi gelişmemiş, kavruk.

ÜLLÜZ

Cılız, işe yaramaz, güçsüz. Cılız, kavruk.

SÜTVURGUNU

Ana sütü emmediği için kavruk kalan hayvan yavrusu.

KÜLÜK

Boynuzlu olması gerektiği halde, boynuzsuz ya da kısa ve kırık boynuzlu olan hayvan. Eşek. Kuluçka. Boynuzlu keçi. Külde pişirilen yağlı yufka ekmeği. Taşçı çekici, balyoz. Sarı benizli, cılız, kavruk çocuk. Çok ağır: Şu sepet külük gibi. Ocağın önünde kül toplanan yer. Zamk. Sıcak külde pişirilen kalın ekmek. Külbastı.