İçinde KATIKSI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "katıksı" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde katıksı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu katıksı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında katıksı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KATIKSI

Ekmeğe katık edilecek kıvama gelmiş yiyecek.

KATIKSIZ

Katığı olmayan, yavan. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen. Yabancı bir şeyle karışmamış.

KATIKSIMAK

Peynir, çökelek, yağ ve benzerleri yiyecekler tuzlanarak yenecek duruma gelmek.

KATIKSIZLIK

Katıksız olma durumu.

KATIKSIZCA

Katıksız bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında KATIKSI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KATIKSI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖZAKAN

Katıksız, saf bir biçimde akan.

KURU

Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

YAVAN

Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.

ZIRBIYA

Suya banılarak yenen, katıksız ekmek.

YAŞIK

Yaşıt. Meyve sandığı. Yağsız, katıksız (yavan sözüyle birlikte kullanılır). Işık, parıltı, parlaklık.

YALKI

Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.

SAFIGÜL

Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz.

ÖZTÜRK

Katıksız, saf Türk. Kahramanmaraş ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ÖZÜ

Sulak, verimli yer, otlak. Sevinç, şenlik. Arkadaş. Cana yakın kişi. Tanılan bir kimsenin adı yerine kullanılır. Kendi. Duru, katıksız olan.

ANARAT

Pirinç unu veya nişastayı şekerle pişirerek yapılan çocuk maması. Saf, katıksız, arı, temiz, öz: Bu yıl tohumluğu anarat buğdaydan koydum.

CIMHIR

Yalnız, katıksız.

ARICAMAN

Temiz, tertemiz, saf, iyi. Halis, katıksız.

SAFİ

Katıksız, duru, temiz. Net. (sa:'fi) Yalnız olarak, yalnız, sadece.

İÇSELLİK

Kişisel duyguların, esin yolu ile, katıksız, coşkun ve etkili olarak anlatılışı.

DOĞAL

Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

TABİİ

Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf, doğal. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan, doğal.

SÜT

Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını beslemek için memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı. Bazı bitkilerin türlü organlarında bulunan beyaz renkte öz su. Erkek balığın tohumu. Süte benzeyen her türlü sıvı. Benzin, mazot. Erkek balığın, dişinin bavyarı üstüne akıttığı ak sıvı. İnsanın mayası, aslı. Tam, katıksız (renkler için): Sütbeyaz. Taze, sütlü. Başağın sertleşmemiş durumu. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. Bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı.

SAF

Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.

ÖLCE

Katıksız, yalnız.