Kelimeler arşivinde; içinde "katet" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde katet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu katet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında katet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KATETERİZASYON
KATETOMETRE
KATETMEK
KATETME, KATETER
KATET
KATET
Dik açılı üçgenin, dar açılarının köşe noktalarına karşı gelen yanlarından herbiri.
KATETERİZASYON
Bir kateterin uygulanması. Doğal vücut deliklerinden uygun bir kateterle sıvı alınması veya verilmesi.
KATETME
Katetmek işi.
KATETER
Teşhis ve tedavi amacıyla vücut boşluklarına, damarlar içine ilaç veya sıvı vermek veya almak için özel olarak hazırlanmış tüp. Sonda. Hayvanlarda dişi genital kanala gerekli materyali vermek için kullanılan madeni veya plastikten yapılmış boru şeklinde araç.
KATETOMETRE
Bir kaç santimetreyi geçmeyen dikey uzaklıkların ölçülmesinde kullanılan cihaz. Okuma mikroskobu veya teleskobu adıyla da bilinir.
KATETMEK
Kesmek, bölmek. Bir yeri aşarak geçmek, yol almak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KATET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
KATEDEBİLMEK
Katetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YOLAL
"Mesafe katet, yüksel" anlamında kullanılan bir isim".
SVEDBERG
Bir taneciğin ultrasantrifüj alanında özel koşullar altında özel bir mesafeyi katetmesi için gerekli olan süre, S.