Kelimeler arşivinde; içinde "kata" olan, toplam 89 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kata bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kata ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kata olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERKATABOLİZMA
BİYOKATALİZÖR, FOTOKATALİZÖR, KATALOGLATMAK, MİSİRKATAVUĞU
KATALOGLAMAK, SAKATATÇILIK, KATALOGLATMA, KATASTROFİZM
FOTOKATALİZ, AKATALEPTİK, KATARLANMAK, KATABOLİZMA, KATALOGLAMA, PESKATARYAN, ANTİKATARAL
OTOKATALİZ, KATARLANMA, KATAKLAMAK, KATAKALSİN, KATAPLEKSİ, KATALEPTİK, KATABOLİZM, KATABİLMEK, KATARLAMAK
YAKATARLA, BUYRUKATA, KATABASİS, KATABİLME, KATABOLİT, KATAFOREZ, KATAKOLLU, KATALAMAK, KATAMARAN, KATASTROF, KATAVAŞYA, KATALİZÖR, KATALİTİK, KATALEPSİ, KATALANCA, KATARLAMA, KATAKULLİ, MUKATAALI, PANİKATAK, SAKATATÇI, KATAKOFTİ
BALKATAN, KATALİST, AKATARSİ, HAKKATAN, KATAKOMB, KATARMAK, KATARAKT, KATAFALK, KATARSİS, KATARTİK, KATAKOMP, KATADROM
KATAFOT, FIRKATA, KATARLI, ŞARKATA, KATAVUZ, KATALİZ, KORKATA, KATALOG, SAKATAT, MUKATAA, KATACAK, KATAFİL, KATAGEN, KATAĞAÇ, KATAHOR, GORKATA, KATALAK, KATALPA, KATALAZ, KATAMAN
ŞAKATA, OKATAY, AKATAY, OKATAR, OKATAN, KATAVA, KATANA
AKATA, KATAR, KATAL
KATA
KATA
İyi gelişmemiş hayvan yavrusu. Besili, şişman, yuvarlak (hayvan için). "Aşağı" veya "alt" belirten bir ön ek. Küçük geviş getirenlerin vebası.
MİSİRKATAVUĞU
Hindi.
KATALOGLATMA
Kataloglatmak işi.
SAKATATÇILIK
Sakatat satma işi.
HİPERKATABOLİZMA
Katabolizmanın anormal olarak artması durumu.
FOTOKATALİZÖR
Klorofilde olduğu gibi fotokimyasal reaksiyonları hızlandıran madde.
KATALOGLATMAK
Katalog durumuna getirtmek.
KATALOGLAMAK
Kitaplıktaki veya belli bir daldaki gereçleri yer numarası, bibliyografik kimlik vb. bakımından tespit etmek.
AKATALEPTİK
Zekâ geriliği ve kavrayış geriliği.
KATARLANMAK
Katar durumuna gelmek, arka arkaya gelmek.
FOTOKATALİZ
Bazı tepkimelerin ışık tarafından hızlandırılması.
KATASTROFİZM
Fosil kayıtlara göre canlıların bir seri felâketle kitle hâlinde yok olduğunu ileri süren XVIII. ve XIX. yüzyıllarda benimsenmiş bir görüş.
PESKATARYAN
Balık yiyen fakat et yemeyen.
BİYOKATALİZÖR
Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.
KATALOGLAMA
Kataloglamak işi.
KATABOLİZMA
Yadımlama.
Bu bölümde tanımı içerisinde KATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KATALEPTİK
Katalepsi ile ilgili. Katalepsiye tutulmuş.
AKSU
Katarakt. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
ANAVAŞYA
Göçücü balıkların Akdeniz'den Karadeniz'e çıkması, katavaşya karşıtı.
KADİRİLİK
Şeyh Abdülkadir Geylani tarafından XI. yüzyılda kurulan bir tarikat. Bu tarikata mensup olma durumu.
DERVİŞ
Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
FİHRİST
İçindekiler. Alfabetik sıralamalar için kullanılan, kenarında bütün harflerin yer aldığı not defteri. Katalog.
KATALİTİK
Katalizle ilgili, kataliz niteliğinde olan. Katalitik soba.
ILIŞTIRMAK
Sıcak suya soğuk veya soğuğa sıcak su katarak ılık duruma getirmek.
GÖVDE
Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.
FURGON
Yolcu katarlarına eklenen yük vagonu.
KATALANCA
İspanya'nın kuzeydoğusunda Katalan topluluğunun konuştuğu dil. Bu dille yazılmış olan.
DRAM
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. Acıklı olay. Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi, drama. Tiyatro edebiyatı.
İFRİT
Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin. İçini kemiren, meşgul eden şey. Öfkeli, ortalığı birbirine katan kimse.
AKBASMA
Katarakt.
BEKTAŞİLİK
Bektaşi tarikatı. Bu tarikata mensup olma durumu.
HAREKET
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
DENGELEMEK
Dengeli duruma getirmek. Bir cismi güç katarak veya eksilterek denge durumuna getirmek.
CİĞERCİ
Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı. Ciğer pişirip satan kimse.
KARIŞTIRICI
İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı. Ortalığı birbirine katan, fitneci, müfsit. Çeşitli besin maddelerini karıştırma ve çarpma işinde kullanılan araç veya alet.