İçinde KASI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kası" olan, toplam 103 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kası bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kası ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kası olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SEYRELTMEMAKASI

14 harfli kelimeler

ALAKASIZCASINA, KASIKKÜFLÜCESİ

13 harfli kelimeler

SENDİKASIZLIK

12 harfli kelimeler

SABIKASIZLIK, ÇİFTFALAKASI, GÖBEKHALKASI, ÖKSÜZTAKKASI, SERTİFİKASIZ

11 harfli kelimeler

ALAKASIZLIK, DAKİKASINDA, KASILGANLIK, AVHATYAKASI, KASITSIZLIK, MARKASIZLIK

10 harfli kelimeler

SENDİKASIZ, ALAKASIZCA, ARKASINMAK, ARKASIZLIK, ELMAYAKASI, HALIMAKASI, KASIKLAMAK, KASIMUŞAĞI, KASINTISIZ, KASIRGAMAK, KASITLILIK, KASITSIZCA, KAYAARKASI, KEMERKASIM, KÖSEYAKASI, MOLLAKASIM, SOBAMAKASI, YILHALKASI, ZEKASIZLIK

9 harfli kelimeler

FALAKASIZ, KASIMPATI, KASINTILI, NATIKASIZ, SABIKASIZ, TABAKASIZ, VESİKASIZ, BAŞTOKASI, HACIKASIM, KARAKASIM, KASIMAĞZI, KASIMBAĞI, KASIMKUYU, KASIMOĞLU, KASITLICA, KUŞTOKASI

8 harfli kelimeler

ALAKASIZ, HIRKASIZ, KASILGAN, KASILMAK, KASINMAK, KASITSIZ, MARKASIZ, ŞAPKASIZ, ADAKASIM, ARKASIRA, BULKASIM, ELMAKASI, HALKASIZ, KASIMAĞA, KASIMCAN, KASIMKÖY, KASIMLAR, KASITARI, KASITMAK, KASITTAN, PLAKASIZ

7 harfli kelimeler

ARKASIZ, BAŞKASI, CAKASIZ, KASILIŞ, KASILMA, KASINMA, KASINTI, KASIRGA, KASITLI, ŞAKASIZ, YAKASIZ, KASIBAĞ, KASILIM, KASIMLI, KASIRAK, KASIRIK, KASIRTI, KASIVAT, TOKASIZ, ZEKASIZ

6 harfli kelimeler

KASINÇ, KASILİ, KASINK

5 harfli kelimeler

KASIK, KASIM, KASIR, KASIT, KASIF, KASIL, KASIN, KASIP

4 harfli kelimeler

KASI

Bazı kelimelerin anlamları

KASI

Kümes hayvanlarını besleyip yağlandırmak için ayrılan yer.

AVHATYAKASI

Çorum ilinde, İskilip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

DAKİKASINDA

Hemen o anda.

KASILGANLIK

Kasılgan olma durumu.

GÖBEKHALKASI

Kağnı tekerinin ortasındaki demir çember. (Yenikent Aksaray Niğde).

KASIKKÜFLÜCESİ

Asalak mantarların, üreme örgenleri çevresine yerleşmesinden doğan deri hastalığı.

SERTİFİKASIZ

Sertifikası olmayan.

ALAKASIZCASINA

İlgisizce.

ÇİFTFALAKASI

Pulluğun kancalı kısmına takıldıktan sonra hayvanların koşum kayışlarına bağlanan araç. (Yenikent Aksaray Niğde).

ÖKSÜZTAKKASI

Lapa lapa yağan kar.

SABIKASIZLIK

Sabıkasız olma durumu.

SEYRELTMEMAKASI

Dişli berber makası. (Bursa).

KASITSIZLIK

Kasıtsız olma durumu.

MARKASIZLIK

Markasız olma durumu.

SENDİKASIZLIK

Sendikasız olma durumu.

ALAKASIZLIK

İlgisizlik.

  -   -   -  

Anlamında KASI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KASI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAMETİFARİKALI

Alametifarikası olan.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ANGARYACI

Başkasına ücretsiz iş yaptıran kimse.

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

ALDIRTMAK

Alma işini başkasına yaptırmak.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

ARATMAK

Arama işini bir başkasına yaptırmak. Özletmek.

ARASIZ

Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.

AKABİNDE

Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.