Kelimeler arşivinde; içinde "karşılıksız" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde karşılıksız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu karşılıksız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında karşılıksız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARŞILIKSIZ
Karşılığı olmayan. Karşılık verilmeyerek. Karşılık gerektirmeyen.
KARŞILIKSIZLIK
Karşılıksız olma durumu.
KARŞILIKSIZCA
Karşılıksız bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARŞILIKSIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KİRT
Küçük, ufak, minik. Sağlam, dayanıklı. Gevrek, çabuk kırılan, az sert. İyi pişmemiş, sert: (yemek için). Yolsuz, emeksiz, karşılıksız elde edilen şey. Ciddi olmayan (söz). Kirtten söyledim. Derli toplu : Kirt bir ev. Küçük çocuk : Senin kirt, dün bir yumurta çalmış. Ciddi, doğru. Sert.
BELEŞ
Karşılıksız, emeksiz, parasız elde edilen, müft.
İVAZSIZ
Ödünsüz. Karşılıksız.
LÖP
İri ve yumuşak. Kaynatılmış ve iyice pişmiş yumurta. Kemiksiz et. Karşılıksız ve parasız elde edilen, beleş. İri lokma.
HASBİLİK
Gönüllü ve karşılıksız iş yapma, gönüllülük.
BEDAVA
Karşılıksız, parasız. Herhangi bir bedel ödemeden. Çok ucuz. Bedavadan. Emeksiz, caba.
CEVAPSIZ
Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız. Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız olarak.
FAHRİ
Onursal. Gönüllü, karşılıksız.
BELEÇ
Tavşan yavrusu. Beleş, karşılıksız, bedavadan ele geçen.
BARDAL
Caba, karşılıksız, bedava. Taranmamış saç. Orospu, fahişe. Testi.
TAKDİM
Bir şeyi karşılıksız olarak birine verme, sunma. Tanıtma, tanıştırma. Öne alma, önceye alma.
HİÇTEN
Çok değersiz, önemsiz. Gereği, yararı yokken veya karşılıksız olarak, yok yere.
DEVREDİLEBİLİRLİK
Bir hakkın karşılıklı veya karşılıksız olarak başkasına geçirilebilme durumu.
IVAZSIZ
karşılıksız, karşı edimsiz.
GEŞLİMİNE
Parasız, karşılıksız: Ali dayı tarlasını işliyemediğinden akrabasına geşlimine verdi.
YEMLİK
Hayvanlara yem verilen yer veya kap. Karşılıksız geçim sağlanan yer veya kimse. Kumarda kandırılıp parası alınan kimse. Rüşvet, arpalık. Yem için ayrılan.
HASBİ
Gönüllü ve karşılıksız yapılan. Sebepsiz yere.
SADAKA
Dilenciye verilen para. Yardım amacıyla karşılıksız verilen şey.
HAZMETMEK
Sindirmek. Hoşa gitmeyen bir davranışı karşılıksız bırakmak, içine atmak. Katlanmak, dayanmak, sabretmek.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.