İçinde KALITIM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kalıtım" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kalıtım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kalıtım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kalıtım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KALITIM

Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

KALITIMCILIK

Davranışın yorumlanmasında kalıtım ve kalıtımsal etkilere her şeyden çok önem veren görüş.

KALITIMSAL

Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).

  -   -   -  

Anlamında KALITIM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALITIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

IRK

Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu. Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm. Soy.

İRS

Kalıtım.

İRSİ

Kalıtsal. Kalıtımsal.

KOLATERAL

Yan yana. Bir sinir hücresi aksonunun ince yan uzantıları. Akraba olmayan bireylerde ortak atadan gelen karakterin kalıtımı. Esas damarın tıkandığı hallerde oluşan yan damarlar. Aynı hizadaki odun ve soymuk borusu bantları. Ana tomurcuğun yanındaki tomurcuk.

DEĞİŞKE

Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.

İRSEN

Kalıtım yoluyla.

KRAL

En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse. Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse. Çok başarılı ve zengin iş adamı. Üstün, çok iyi.

GENETİK

Kalıtım bilimi. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen. Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili.

YETENEK

Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.

GEN

Geniş. Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla). İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz.

İRSİYET

Kalıtım.

BİLEŞİKLİK

Bileşik olma durumu. Birlikte kalıtsal olabilecek benzer kromozomlar üzerinde birbirine yakın yerleşen genlerin rol oynadığı kalıtım şekli.

MİRAS

Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke. Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik.

BAKTERİYOFAJ

Bakterileri enfekte eden virüs; bazı tipleri klonlama vektörü olarak kullanılan, bazıları litik (T4 fajı), bazıları da bakteri içinde lizogenik şekilde (bakteriyofaj lambda) çoğalan, kalıtım materyali DNA (T serisi fajlar, Lambda fajları, M13 gibi) ya da RNA (tütün mozaik virüsü) olan virüsler. Faj. Bakterileri yok eden virüslere verilen ad. Bakterilerin ölümlerine neden olabilen virüslere verilen genel ad, faj, litik faj. Bakteriyi enfekte edebilen virüs, faj.

KALITSAL

Kalıtımsal.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

TEVARÜS

Bir kimseden miras kalma, mirasa konma. Kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme.

KROMOZOM

Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

KALIT

Miras. Görenekler yoluyla yerleşmiş olan tutum veya davranış biçimi. Kalıtım yoluyla geçmiş olan şey.

VERASET

Kalıtım. Mirasta hak sahibi olma.