İçinde KALDIRI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kaldırı" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kaldırı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kaldırı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kaldırı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KALDIRILIVERMEK

14 harfli kelimeler

KALDIRIMSIZLIK, KALDIRILIVERME

13 harfli kelimeler

KALDIRIVERMEK, KALDIRIMCILIK

12 harfli kelimeler

ORTAKALDIRIM, KALDIRIVERME, KALDIRIMBAŞI

11 harfli kelimeler

KALDIRILMAK, KALDIRIMSIZ, KALDIRIMKÖY, KALDIRILMIŞ

10 harfli kelimeler

KALDIRILIŞ, KALDIRIMLI, KALDIRILMA, BAŞKALDIRI, KALDIRIMSI, KALDIRIMCI

9 harfli kelimeler

KALDIRICI

8 harfli kelimeler

KALDIRIK, KALDIRIŞ, KALDIRIM

7 harfli kelimeler

KALDIRI

Bazı kelimelerin anlamları

KALDIRI

Güç: Onun kaldırışı çok yüksektir.

KALDIRILIŞ

Kaldırılma işi.

KALDIRIMBAŞI

Çanakkale şehrinde, Biga ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KALDIRIVERMEK

Çabucak kaldırmak.

KALDIRIMCILIK

Kaldırımcının yaptığı iş. Kaldırımcı olma durumu.

KALDIRILMAK

Kaldırma işi yapılmak.

KALDIRILMA

Kaldırılmak işi. Birbiri ardınca gelen iki kelimeden birincisinin sonundaki açınığın ikincisinin başındaki açınık karşısında düşmesi: "Ne eyliyeyim" yerine "Neyliyeyim" gibi.

KALDIRILIVERME

Kaldırılıvermek işi.

KALDIRILIVERMEK

Çabucak kaldırılmak.

KALDIRILMIŞ

mülga.

KALDIRIMSIZLIK

Kaldırımsız olma durumu.

KALDIRIMSIZ

Kaldırımı olmayan. Kaldırım olmadan.

KALDIRIVERME

Kaldırıvermek işi.

KALDIRIMKÖY

Diyarbakır kenti, Pirinçlik bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KALDIRIMLI

Kaldırımı olan.

ORTAKALDIRIM

Sokaklarda ve özellikle anayollarda, yayaları taşıt dolaşımının çekincelerinden korumak için yol ortasına yapılmış, yol düzeyinden yüksekte yer alan durma ve geçme yeri.

  -   -   -  

Anlamında KALDIRI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALDIRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EĞRETİ

Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

BADAS

Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.

ASİLİK

Başkaldırıcılık.

GİDERİLMEK

Ortadan kaldırılmak, yok edilmek.

ÇÖKERTME

Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

AYAKLANMA

Ayaklanmak işi. Başkaldırı.

FİŞKA

Çipo tırnağını kaldırıp asmak için geminin kenarında bulunan sabit veya hareketli demir askı.

BERTARAF

Kaldırılmış, giderilmiş.

CEP

Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.

ENTİMEM

Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

AYRILIK

Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.

DEVRİLMEK

Devirme işi yapılmak. Dönmek. Yok edilmek, ortadan kaldırılmak.

DALGALANMA

Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

BAYRAK

Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.

GİDERTMEK

Giderilmesine, ortadan kaldırılmasına yol açmak.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.