İçinde KALAMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kalamak" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kalamak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kalamak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kalamak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YEŞİLKALAMAK, MANTAKALAMAK

11 harfli kelimeler

HARIKALAMAK, TABAKALAMAK

10 harfli kelimeler

SOYKALAMAK, DİKKALAMAK, GAKKALAMAK, HAMKALAMAK, HAVKALAMAK, HIRKALAMAK, KASKALAMAK, SIRKALAMAK, HALKALAMAK, TAKKALAMAK, TIRKALAMAK, TOYKALAMAK, YAYKALAMAK, YUFKALAMAK, ZIKKALAMAK, ÇALKALAMAK, BIRKALAMAK, MARKALAMAK, BURKALAMAK, KORKALAMAK, ÇILKALAMAK, ÇIMKALAMAK, ÇIRKALAMAK

9 harfli kelimeler

KAKALAMAK, ISKALAMAK, TOKALAMAK, OKKALAMAK, AVKALAMAK, YAKALAMAK, ŞAKALAMAK, AFKALAMAK, ALKALAMAK, OVKALAMAK, OFKALAMAK, DAKALAMAK, KOKALAMAK, IŞKALAMAK, IRKALAMAK, ÇIKALAMAK, ARKALAMAK, GAKALAMAK, DOKALAMAK

Bazı kelimelerin anlamları

KALAMAK

Sobaya ya da ocağa odun koyup yakmak. Sobaya odunları yanacak biçimde yerleştirmek.

HALKALAMAK

Bir şeyi kıvırarak halka biçimine getirmek. Bir yer veya şeyin çevresini çember biçiminde kuşatmak. Sıralamak.

SIRKALAMAK

Silkelemek, sallamak.

TIRKALAMAK

Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak.

MANTAKALAMAK

Teyellemek.

KASKALAMAK

Dürtmek.

DİKKALAMAK

Gagalamak.

GAKKALAMAK

Çam ağacından oyularak yapılan testilerin suyu akıtmaması için alt kısmına geçirilen çam kabuğundaki ağaç çivilere kazıkla vurarak sıkıştırmak: Şu bardak akıyor bir gakkalayıver. Tavuk ses çıkarmak.

HAMKALAMAK

Saldırırcasına avuçlamak: Ayı elleriyle adamcağızı hamkalayınca bana da korku çöktü.

HARIKALAMAK

Ovalamak: Şu çamaşırları harıkalayıver.

TABAKALAMAK

Tabaka durumuna getirmek.

HIRKALAMAK

Sallamak.

SOYKALAMAK

Ganimet olarak almak.

TAKKALAMAK

Gelin başı süslemek, düzeltmek.

YEŞİLKALAMAK

Yeşil renkli, kertenkeleye benzer bir hayvan.

HAVKALAMAK

Yakalamak, tutmak. Ovalamak. Saldırmak.

  -   -   -  

Anlamında KALAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

PENÇELEMEK

Yırtıcı hayvan pençesiyle kapmak, yakalamak, pençe vurmak. Ayakkabıya pençe yapmak.

ÇALKALAMA

Çalkalamak işi.

ISKALAMA

Iskalamak işi.

KORKALAMA

Korkalamak işi.

KAPAN

Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

ÇALKAMAK

Çalkalamak. Tahıl elemek.

KEMENT

Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip. İdam için kullanılan yağlı kayış.

DİKSE

Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

ÖKSELEMEK

Ökse ile yakalamak.

ARKALAMA

Arkalamak işi, müzaheret.

OKKALAMA

Okkalamak işi.

HALKALAMA

Halkalamak işi.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

KAKALAMA

Kakalamak işi.

ENSELEMEK

Kaçan veya saklanan birini yakalamak.

CUMBULDATMAK

Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak.

MARKALAMA

Markalamak işi.

PAKETLEMEK

Bir veya birkaç şeyi kâğıda sararak, kutuya koyarak bağlamak. Birini baştan savmak, atlatmak. Yakalamak, ele geçirmek, derdest etmek.